kısa özlü sözler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kısa özlü sözler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Anlamli Kisa Sözler

hayata dair sözler en güzel sözler mevlana hz muhammed güzel sözleri güzel dini sözler  dini kısa sözler   kısa özlü sözler güzel anlamli sözler   anlamli kisa sözler


Anlamli Kisa Sözler 



Ürkek bir insan teklikeden önce korkar, korkak olayların reyan ettiği anda, cesur bir İnsan ise sonrasında.-Paul Richter

İnsan ne yoksulluktan, ne sürülmeden, ne hapisten, ne <k ölümden korkmalı, yalnızca korkak olmaktan korkmalıdır.-Epictetos

Huzuru elde etmenin bedeli cesarettir.-Amelia Earhart

Önemli olan başınıza ne geldiği değil, bu gelenle ne yap. tığınızdır.-Jim Rohn

Seçenekleriniz korkularınızla sınırlıdır.-Anonim



Kendinize o kadar güçlü olacağınıza söz verin ki, hiçbir şey huzurunuzu bozamasın.
-Christian Larson

Kaplumbağaya bakın. Sadece başını dışan çıkarttığı zaman ilerler.
-James Conant

Sakin bir deniz hiçbir zaman usta bir denizci yaratmadı.
-İngiliz Atasözü

Geçmiş hatalarınızı unutun. Başansızlıklannızı unutun. Şu anda yapacağınız dışındaki herşeyi unutun ve onu yapın.
-William Durant

Cesaret, korkuyu hissedip yine de harekete geçmektir.
-Anonim

İnsan ruhu, başına gelebilecek herşeyden daha güçlüdür. 
-George Patton

Herşeyi kazanmak istediğinde, herşeyi kaybetmeyi de göze almalısın.
-Larry Csonka

Cesaret, korkudan ölmektir. Ama yine de devam etmektir. 
-John Wayne

Korkacağımız tek şey, korkunun kendisidir.
-Goethe

Korkak, tehlike olmadığı zamanlarda yumruğunu sallar.
-Goethe

Korkularınızı kendinize saklayın, ama cesaretinizi başkalan ile paylaşın.
-Robert Stevenson

Hiçbir şeye cesaret etmeyen, hiçbir şeyi umut etmesin.
Friedrich Schiller

Cesaret korktuğun şeyi yapmaktır. Korkmadan cesaret olmaz.
-Eddie Rickenbacker

Başarı, hareket halinde olmakla bağlantılıdır. Başarılı insanlar hareket halinde olmaya devam ediyorlar. Hatalar yapıyorlar, ama vazgeçmiyorlar.
-Conrad Hilton

Cesaret, neyden korkmamanız gerektiğini bilmektir.
-Plato

Bazıları kaçmaktan korktukları için cesur olduğu düşünülür.
-Thomas Fuller

Hayat ya cesaretle yaşanılan bir macera ya da hiçbir şeydir.
-Helen Keller

Dünyada fiziksel cesaretin bu kadar yaygın olmasına karşın ruhun cesaretinin o kadar az olması ne kadar şaşırtıcıdır.
-Mark Twain

Cesaretin en büyük testi, yenilgiyi kedere düşmeden kabul edebilmektir.
-Robert Ingersoll

Büyük başarısızlıkları göze alabilenler, büyük başanlar elde edebilirler.
Robert F. Kennedy

Cesaret ileri gitmekle, korku geride durmakla gelişir.
Publilius Syrus

Düşünmek kolaydır, harekete geçmek zordur ve bir insanın düşüncelerini uygulamaya geçirmesi dünyadaki en zor şeydir.
-Goethe

Şansı değerlendirin! Hayat sadece bir şans. En uzağa giden adcım, en çok şeyi yapan ve en çok cesaret edendir. ‘Her Şeyden Emin Gemisi’ kıyıdan hiçbir zaman fazla uzaklaşmaz.
-Dale Carnegie

Uçurtmalar rüzgarın kuvvetiyle değil, o kuvvete karşı uçtukları için yükselirler.
-William Curchill

Bütün zaferler başlamaya cesaret etmekle gelir.
-Eugene Ware

Fazla cesur davrandığımız için değil, ürkek davrandığımız için çok daha fazla başarısızlığa uğruyoruz.
-David Grayson



Cesaret, bütün zorluklar ile her durumda savaşmaktır, hatta olmayanı, oldurmaya çalışmaktır.
-Clemaceau




Sayfamızda kısa hikayeler, güzel kısa hikayeler, ibretlik hikayeler dini, ibretlik dini kısa hikayeler, ibretlik dini hikayeler oku, dini hikayeler kısa, kısa ibretlik hikayeler, güzel dini hikayeler, kısa dini sözler, dini evlilik sözleri, ibretlik hikayeler, yaşanmış ibretlik hikayeler, ibretlik gerçek hikayeler, yaşanmış hikayeler, çok güzel hikayeler, yaşanmış gerçek hikayeler bulunmaktadır. Sayfamıza Yorum yazarak bizlere fikir önerebilir destek olabilirsiniz

İmâm-ı Rabbânî Sozleri



İmâm-ı Rabbânî  10 / Muharrem / 1563 Tarihinde Serhend / Hindistan’da Doğdu. 28 / Safer / 1624 Tarihinde yine Hindistan’da Vefat etti.
Allahü Teâlâ(c.c.)  rahmet eylesin.


 – Edebi gözetmek, zikirden üstündür. Edebi gözetmeyen Hakk'a kavuşamaz.

– Ehlin gönlü için (âilenin gönlünü almak için) günah işlemek ahmaklıktır.

 – Farzı bırakıp, nâfile ibâdetleri yapmak boşuna vakit geçirmektir.

 – Gınâ sâhiplerinin (yâni zenginlerin), alçak gönüllü olması güzeldir. Fakirlerin ise onurlu olması lâzımdır.

 – İnsana lâzım olan önce Ehl-i sünnete uygun inanmak, sonra Allahü teâlânın emir ve yasaklarına uymak, daha sonra tasavvuf yolunda ilerlemektir.


 – Kalbin tasviyesi (temizlenmesi); İslâmiyete uymakla, sünnetlere yapışmakla, bid'atlerden kaçmakla ve nefse tatlı gelen şeylerden sakınmakla olur. Zikr ve rehberi, doğru yolu gösteren âlimi sevmek bunu kolaylaştırır.

 – Kalbin birçok şeyleri sevmesinin sebebi, hep o bir şey içindir. O da nefsdir.

 – Kâfirlere kıymet vermek, müslümanlığı aşağılamak olur.

 – Küfür, nefs-i emmârenin isteklerinden hâsıl olur.

 – Kelime-i tevhîd; putlara ibâdeti bırakıp, Hak Teâlâ’ya ibâdet etmek demektir.


 – Malı zarardan korumanın ilâcı, zekât vermektir.

 – Mübahları gelişi güzel kullanan, şüpheli şeyleri yapmağa başlar. Şüphelileri yapmak da harama yol açar.

 – Büyükleri sevmek, saâdetin sermâyesidir. Muhabbete müdâhane, gevşeklik sığmaz.

 – Nefs bir kötülük deposudur. Kendini iyi sanarak Cehl-i mürekkeb olmuştur.

 – Nefse, günahlardan kaçmak, ibâdet yapmaktan daha güç gelir. Onun için günahtan kaçmak daha sevaptır.

 – Razzâk olan Hak Teâlâ, rızıklara kefil olmuş, kullarını bu sıkıntıdan kurtarmıştır.

 – Saâdet, ömrü uzun ve ibâdeti çok olanındır.

 – Saâdet-i ebediyyeye kavuşmak, peygamberlere uymağa bağlıdır.

 – Sohbeti ganîmet bilmelidir. Sohbetin üstünlüğü, bütün üstünlüklerin ve kemâllerin üstüdür.

 –Sünnet ile bid'at birbirinin zıddıdır. Birini yapınca öteki yok olur.

 – Zâhid, dünyâya gönül bağlamadığı için, insanların en akıllısıdır.

 – Zekât niyeti ile bir kuruş vermek, dağlar kadar altını sadaka olarak vermekten kat kat daha sevapdır.

 – Sâlih ameller İslâmın beş şartıdır. Sâlih amelleri yapmadan kalb selâmette olmaz.

 – Cennet ile Cehennem'den başka ebedî bir yer yoktur. Cennet'e girmek için îmân ve dînin emirlerine uymak lâzımdır.

 – Dünyâyı maksad edinmemeli. Dünyâ, nefsin arzularına yardımcıdır. Dünyâ ve âhiret bir arada olmaz. Dünyâya düşkün olmak, günahların başıdır. Dünyâya düşkün olanlar âhirette zarar görür. Dünyâya düşkün olmamanın ilâcı, İslâmiyete uymaktır.

 – Bu zamanda dünyâyı terk etmek çok zordur. Dünyâyı terk lâzımdır. Hakîkaten terk edemeyen, hükmen terk etmelidir ki, âhirette kurtulabilsin. Hükmen terk etmek de büyük nîmettir. Bu da, yemekte, içmekte, giyinmekte, meskende, dînin hudûdundan dışarıya taşmamakla olur.

 – Dünyâyı terk etmek iki türlüdür; birincisi, mübahların, zarûret mikdârından fazlasını terktir. Bu çok iyidir. İkincisi, haramları ve şüphelileri terkedip yalnız mübahları kullanmaktır. Bu zamanda bu da iyidir.

 – Tesbih okumak (sübhânellah demek), tövbenin anahtarı ve hattâ özüdür.

 – Vakit çok kıymetlidir. Kıymetli şeyler için kullanmak lâzımdır. İşlerin en kıymetlisi sâhibine hizmet etmektir. Yâni Allahü teâlâya ibâdet ve tâat etmektir.

 – Gençlik zamânında dînin emirlerine uymak, dünyâ ve âhiret nîmetlerinin en üstünüdür.

 – Annenin yavrusuna faydası olmadığı (annenin yavrusundan kaçacağı) kıyâmet günü için, hazırlık yapmayana yazıklar olsun!

 – Âyet-i kerîmede meâlen; "Vallâhu basîrun= Allah onların ne yaptıklarını görmektedir" buyruldu. Allahü teâlâ her şeyi gördüğü hâlde, (insanlar) çirkin işleri yaparlar. Aşağı bir kimsenin bile bu işleri gördüğünü bilseler, vaz geçerler yapmazlar. Bunlar ya Hak Teâlâ’nın görmesine inanmıyorlar, yâhud onun görmesine kıymet vermiyorlar. Îmânı olana her ikisi de yakışmaz.

 – Velîlerin hiçbiri, peygamber mertebesine varamaz.

 – Velîlerin hiçbiri, Sahâbî mertebesine çıkamaz.

 – İhlâs ile yapılan küçük bir iş, senelerce yapılan ibâdetler gibi kazanç (sevap) hâsıl eder.

 – Her ibâdeti seve seve yapmalı. Kul hakkına dokunmamağa, hakkı olanlara hakkını ödemeğe titizlikle çalışmalıdır.

– Dünyânın vefâsızlıkta eşi yoktur, dünyâyı isteyenler de alçaklıkta ve bahillikte (cimrilikte) meşhûrdur. Azîz ömrünü, bu vefâsızın ve değersizin peşinde harcayanlara yazıklar ve korkular olsun.

 – Gençlik çağının kıymetini biliniz. Bu kıymetli günlerinizde, İslâmiyet bilgilerini öğreniniz ve bu bilgilere uygun yaşayınız ! Kıymetli ömrünüzü faydasız, boş şeyler arkasında, oyun ve eğlence ile geçirmemek için uyanık olunuz.

 – İnsanlar riyâzet deyince, açlık çekmeği ve oruç tutmağı anladılar. Hâlbuki, dînimizin emrettiği kadar yimek için dikkat etmek, binlerce sene nâfile oruç tutmaktan daha faydalıdır.

 – Bir kimsenin önüne lezzetli, tatlı yemekler konsa, iştihâsı olduğu hâlde ve hepsini yemek istediği hâlde, dînimizin emrettiği kadar yiyip, fazlasını bırakması, şiddetli bir riyâzettir ve diğer riyâzetlerden çok üstündür.

 – Bir farzı vaktinde yapmak, bin sene nâfile ibâdet yapmaktan daha çok faydalıdır.

 – Ölmek, felâket değildir. Öldükten sonra, başına gelecekleri bilmemek felâkettir.

 – Sonsuz kurtuluşa kavuşmak için, üç şey muhakkak lâzımdır: İlim, amel, ihlâs.

 – Ölülere duâ ve istigfâr etmekle ve onlar için sadaka vermekle, imdâtlarına yetişmek lâzımdır.

 – Dünyâyı ele geçirmek için âhireti vermek ve insanlara yaranmak için Allahü Teâlâyı bırakmak ahmaklıktır.

 – Nefse kolay ve tatlı gelen şeyi saâdet zan etmemeli, nefse güç ve acı gelenleri de şekâvet ve felâket sanmamalıdır.
 – Birkaç günlük zamânı büyük nîmet bilerek, Allahü teâlânın beğendiği şeyleri yapmağa çalışmalıdır.
 – İbâdetlerin hepsini kendinde toplayan ve insanı Allahü teâlâya en çok yaklaştıran şey namazdır.
 – Câhillerin, büyüklere dil uzatmalarına sebeb olmayınız ! Her işinizin İslâmiyete uygun olması için, Allahü teâlâya yalvarınız.
 – Geçici lezzetlere, çabuk biten, tükenen dünyâlıklara aldanılmamalıdır.

 – Gönül dalgınlığının ilâcı; gönlünü Allahü Teâlâya vermiş olanların sohbetidir.
 – Dünyâ hayâtı pek kısadır.  Bunu en lüzumlu şeyde kullanmak gerekir.  Bu en lüzûmlu şey de, kalbini toparlamış olanların yanında bulunmaktır. Hiçbir şey sohbet gibi faydalı olmaz.
 – Dosta katlanmak: Döndürmez beni senden gelen eziyet, Berekettir bana dosttan gelen eziyet
 –  O aymaz ki, tastık etmez Sünneti Kitabı, Susmak, konuşmamaktır onun cevabı.
 – Hz. Muhammed efendisidi iki cihanın,  Vay haline kapısında toprak olmayanın.

 – Övebilmiş değilim sözlerimle Hz. Muhammed’i ; Lâkin Muhammed’le sözlerim  pek değerlendi. 

Edebi gözetmek, zikirden üstündür. Edebi gözetmeyen Hakk'a kavuşamaz.

Ehlin gönlü için (ailenin gönlünü almak için) günah işlemek ahmaklıktır.

Farzı bırakıp, nafile ibadetleri yapmak boşuna vakit geçirmektir.

Gına sahiplerinin yani zenginlerin, alçak gönüllü olması güzeldir. Fakirlerin ise onurlu olması lazımdır.

İnsana lazım olan önce Ehl-i sünnete uygun inanmak, sonra Allahü teâlânın emir ve yasaklarına uymak, daha sonra tasavvuf yolunda ilerlemektir.

Kalbin tasviyesi (temizlenmesi); İslamiyete uymakla, sünnetlere yapışmakla, bid'atlerden kaçmakla ve nefse tatlı gelen şeylerden sakınmakla olur. Zikir ve rehberi, doğru yolu gösteren âlimi sevmek bunu kolaylaştırır.

Kalbin birçok şeyleri sevmesinin sebebi, hep o bir şey içindir. O da nefsdir.

Kâfirlere kıymet vermek, müslümanlığı aşağılamak olur.

Kelime-i tevhid; putlara ibadeti bırakıp, Hak teâlâya ibadet etmek demektir.

Küfür, nefs-i emmarenin isteklerinden hasıl olur.

Malı zarardan korumanın ilacı, zekat vermektir.

Mübahları gelişi güzel kullanan, şüpheli şeyleri yapmağa başlar. Şüphelileri yapmak da harama yol açar.

Büyükleri sevmek, saadetin sermayesidir. Muhabbete müdahane, gevşeklik sığmaz.

Nefs bir kötülük deposudur. Kendini iyi sanarak Cehl-i mürekkeb olmuştur.

Nefse, günahlardan kaçmak, ibadet yapmaktan daha güç gelir. Onun için günahtan kaçmak daha sevaptır.

Razzak olan Hak teâlâ, rızıklara kefil olmuş, kullarını bu sıkıntıdan kurtarmıştır.

Seadet, ömrü uzun ve ibadeti çok olanındır.

Seadet-i ebediyyeye kavuşmak, peygamberlere uymağa bağlıdır.

Sohbeti ganimet bilmelidir. Sohbetin üstünlüğü, bütün üstünlüklerin ve kemallerin üstüdür.

Sünnet ile bid'at birbirinin zıddıdır. Birini yapınca öteki yok olur.

Zahid, dünyaya gönül bağlamadığı için, insanların en akıllısıdır.

Zekat niyeti ile bir kuruş vermek, dağlar kadar altını sadaka olarak vermekten kat kat daha sevapdır.

Salih ameller İslamın beş şartıdır. Salih amelleri yapmadan kalb selamette olmaz.

Cennet ile Cehennem'den başka ebedi bir yer yoktur. Cennet'e girmek için iman ve dinin emirlerine uymak lazımdır.

Dünyayı maksad edinmemeli. Dünya, nefsin arzularına yardımcıdır. Dünya ve ahiret bir arada olmaz. Dünyaya düşkün olmak, günahların başıdır. Dünyaya düşkün olanlar ahirette zarar görür. Dünyaya düşkün olmamanın ilacı, İslamiyete uymaktır.

Bu zamanda dünyayı terk etmek çok zordur. Dünyayı terk lazımdır. Hakikaten terk edemeyen, hükmen terk etmelidir ki, ahirette kurtulabilsin. Hükmen terk etmek de büyük nimettir. Bu da, yemekte, içmekte, giyinmekte, meskende, dinin hududundan dışarıya taşmamakla olur.

Dünyayı terk etmek iki türlüdür; birincisi, mübahların, zaruret mikdarından fazlasını terktir. Bu çok iyidir. İkincisi, haramları ve şüphelileri terkedip yalnız mübahları kullanmaktır. Bu zamanda bu da iyidir.

Tesbih okumak (sübhanallah demek), tövbenin anahtarı ve hatta özüdür.

Vakit çok kıymetlidir. Kıymetli şeyler için kullanmak lazımdır. İşlerin en kıymetlisi sahibine hizmet etmektir. Yani Allahü teâlâya ibadet ve taat etmektir.

Gençlik zamanında dinin emirlerine uymak, dünya ve ahiret nimetlerinin en üstünüdür.

Annenin yavrusuna faydası olmadığı (annenin yavrusundan kaçacağı) kıyamet günü için, hazırlık yapmayana yazıklar olsun!

Ayet-i kerimede mealen; "Vallahu basirun= Allah onların ne yaptıklarını görmektedir" buyruldu. Allahü teâlâ her şeyi gördüğü halde, (insanlar) çirkin işleri yaparlar. Aşağı bir kimsenin bile bu işleri gördüğünü bilseler, vaz geçerler yapmazlar. Bunlar ya Hak teâlânın görmesine inanmıyorlar, yahud onun görmesine kıymet vermiyorlar. İmanı olana her ikisi de yakışmaz.

Velilerin hiçbiri, peygamber mertebesine varamaz. 

Velilerin hiçbiri, Sahabi [eshab-ı kiramın] mertebesine çıkamaz.

İhlas ile yapılan küçük bir iş, senelerce yapılan ibadetler gibi kazanç (sevap) hasıl eder.

Her ibadeti seve seve yapmalı. Kul hakkına dokunmamağa, hakkı olanlara hakkını ödemeğe titizlikle çalışmalıdır.

Dünyanın vefasızlıkta eşi yoktur, dünyayı isteyenler de alçaklıkta ve bahillikte (cimrilikte) meşhurdur. Aziz ömrünü, bu vefasızın ve değersizin peşinde harcayanlara yazıklar ve korkular olsun.

Gençlik çağının kıymetini biliniz! Bu kıymetli günlerinizde, İslamiyet bilgilerini öğreniniz ve bu bilgilere uygun yaşayınız! Kıymetli ömrünüzü faydasız, boş şeyler arkasında, oyun ve eğlence ile geçirmemek için uyanık olunuz.

İnsanlar riyazet deyince, açlık çekmeği ve oruç tutmağı anladılar. Halbuki, dinimizin emrettiği kadar yemek için dikkat etmek, binlerce sene nafile oruç tutmaktan daha faydalıdır.

Bir kimsenin önüne lezzetli, tatlı yemekler konsa, iştihası olduğu halde ve hepsini yemek istediği halde, dinimizin emrettiği kadar yiyip, fazlasını bırakması, şiddetli bir riyazettir ve diğer riyazetlerden çok üstündür.

Bir farzı vaktinde yapmak, bin sene nafile ibadet yapmaktan daha çok faydalıdır.

Ölmek, felaket değildir. Öldükten sonra, başına gelecekleri bilmemek felakettir.

Sonsuz kurtuluşa kavuşmak için, üç şey muhakkak lazımdır: İlim, amel, ihlas.

Ölülere dua ve istigfar etmekle ve onlar için sadaka vermekle, imdatlarına yetişmek lazımdır.

Dünyayı ele geçirmek için ahireti vermek ve insanlara yaranmak için Allahü teâlâyı bırakmak ahmaklıktır.

Nefse kolay ve tatlı gelen şeyi saadet zan etmemeli, nefse güç ve acı gelenleri de şekavet ve felaket sanmamalıdır.

Birkaç günlük zamanı büyük nimet bilerek, Allahü teâlânın beğendiği şeyleri yapmağa çalışmalıdır.

İbadetlerin hepsini kendinde toplayan ve insanı Allahü teâlâya en çok yaklaştıran şey namazdır.

Cahillerin, büyüklere dil uzatmalarına sebeb olmayınız! Her işinizin İslamiyete uygun olması için, Allahü teâlâya yalvarınız.

Geçici lezzetlere, çabuk biten, tükenen dünyalıklara aldanmamalıdır.

İhsan sahibinin kapısı çalınınca açılır.

Gönül dalgınlığının ilacı; gönlünü Allahü teâlâya vermiş olanların sohbetidir.

Dünya hayatı pek kısadır. Bunu en lüzumlu şeyde kullanmak gerekir. Bu en lüzumlu şey de, kalbini toparlamış olanların yanında bulunmaktır. Hiçbir şey sohbet gibi faydalı olmaz.