agir sozler whatsapp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
agir sozler whatsapp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Hz. Ali anlatıyor


Hz. Ali anlatıyor:
"Bir gün Ömer'i, binekli olarak ve telaş içinde, hızlı hızlı giderken gördüm;
"Ya emire'l-müminin nereye gidiyorsun?" diye sordum.
"Devlete ait develerden biri kaçmış, onu aramaya gidiyorum" diye cevap verdi.
O zaman ben: "İnan ki, senden sonra bu milleti idare edecek olanlara ağır bir yük bırakıyorsun! Herkes senin yaptığını yapamaz!" dedim. Bunun üzerine şöyle konuştu:
"Hz.Muhammed aleyhissalatü vesselamı, hak Peygamber olarak gönderen Allah'a yemin ederim ki, Fırat kenarında bir oğlak kaybolsa (yahut bir kurt bir koyunu kapsa) korkarım ki kıyamet gününde onun bile hesabı Ömer'den sorulur!"
"Kenar-ı Diclede bir kurt kapsa koyunu,
Gelir de adl-i ilâhi Ömer'den sorar onu!"



Sayfamızda ağlatan sözler kısa, aşka dair sözleri asım yıldırım, başarı artırıcı sözler, başarı belgesi sözleri, başarı hakkında güzel sözler, bediüzzaman dava sözleri, Caferi Sadık, dini sözler resimli, eflatun bilge sözler, gençliğe nasihatler, güzel sözler duvar yazıları,  bulunmaktadır. Sayfamıza Yorum yazarak bizlere fikir önerebilir destek olabilirsiniz 

Fatih Sultan Mehmet Sözleri

bilgelerden başarı sözleri, büyüklerden hikmetli sözler, cok harika sözler,


* İmparatorunuza Söyleyin. Şimdi ki Osmanlı Padişahı Öncekilere Benzemez. Benim Gücümün Ulaştığı Yerlere, Sizin İmparatorunuzun Hayalleri Bile Ulaşamaz.
* Ya Ben Bizans’ı Alırım; Ya da Bizans Beni.
* Fatih Olmasaydım Ulubatlı Hasan Olmak İsterdim
* Yapmak İstediğimi Sakalımın Bir Teli Bile Bilseydi, Sakalımın O Telini Hemen Koparır ve Yakardım
* Bu Dünya Ölümlüdür. Her Fani Gibi Bende Ölümü Tadacağım.
* Dünya Devleti Ebedi Değildir. Fani Cihanda Hiç Kimse de Ölümsüz Değildir. İnsanların Dünyada Nefesleri Sayılıdır ve Ölümsüzlük Kapısı Kapalıdır.
* Hayatım Boyunca ALLAH’ın Emirlerinden Dışarı Çıkmadım. ALLAH’ın Rızasını Kazanmak İçin Uğraştım. Tek Gayem Bu İdi.
Devletleri yıkan tüm hatanın altında nice gururun gafleti yatar.
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi.
Olmaya devlet cihanda, bir nefes sıhhat gibi.
Saltanat dedikleri bir cihân kavgasıdır.
Olmaya baht ü saadet dünyada vahdet gibi
* Şeyhim Akşemseddin Hazretleri İle Beraber Yaptığım Zikrin Lezzetine Dünyaları Bile Değişmem. Eğer Şeyhim İzin Verseydi Zikir Yolunu Tercih Eder, Saltanatı Terk Ederdim.
“Ben ki İstanbul Fatihi abd-i aciz Fatih Sultan Mehmed, bizatihi alın terimle kazanmış olduğum akçelerimle satın aldığım İstanbul’un Taşlık mevkiinde kain ma’lümu’l-hudud olan 136 bab dükkanımı aşağıdaki şartlar muvacehesinde vakf-ı sahih eylerim. Şöyle ki:
Bu gayr-i menkulatımdan elde olunacak nemalarla İstanbul’un her sokağına ikişer kişi tayin eyledim.
Bunlar ki, ellerinde bir kap içerisinde kireç tozu ve kömür külü olduğu halde günün belirli saatlerinde bu sokakları gezeler. Bu sokaklara tükürenlerin tükrükleri üzerine bu tozu dökeler ki yevmiye yirmişer akçe alsınlar; Maazallah herhangi bir gıda maddesi buhranı da vaki olabilir. Böyle bir hal karşısında bırakmış olduğum 100 silah ehl-i erbaba verile. Bunlar ki hayvanat-ı vahşiyyenin yumurtada veya yavruda olmadığı sıralarda Balkanlara çıkıp avlanalar ki zinhar hastalarımızı gıdasız bırakmayalar.”
Yerinde söz söylemesini bilen, özür dilemek zorunda kalmaz.
Sırrıma sakalımın bir tek telinin vakıf olduğunu bilsem, onu yolar atarım.
Düşmandan yüz çevirmek korkaklıktır. Benim ikbalim yücedir. Talihsizlik ise düşmanın nasibidir. – Haçlı askerlerinin kendisine doğru geldiğini söyleyen devlet adamlarına
Allah beni bu şehrin halkının müttefiki olarak bu zamana kadar sakladı. Biz bu şehrin düşmanlarına galip geldik ve onların vatanlarını aldık. Burayı Makedonyalılar Taselyalılar ve Moralılar almışlardı. Biz bunların bizlere karşı kötü davranışlarının intikamını yıllar geçmesine rağmen torunlarından aldık. – Troya harabelerindeyken
Düşmanı tanımak, tehlikeyi bertaraf etmek demektir.
İstanbulu niçin fethettiklerini sorduklarında önce o benim gönlümü fetfettigi için
“Eğer padişah ben isem ordularımın başına geçmeni emrediyorum; eğer padişah sen isen orduların başına geç.” – 12 yaşındayken Hristiyan ordusunun akınını haber alan Mehmed’ın babasına söylediği söz
“Benim kudretimin ulaştığı yere onların hayalleri bile ulaşamaz!”
Sultan İkinci Mehmed henüz yedi yaşlarında iken hocası Molla Ak Şemsüddin kulağına eğildi ve başarının en önemli kuralını fısıldadı:
“Hedefini tespit etmelisin.”
Önce hedef belirlendi: “Kostantiniyye mutlaka fethedilecektir.”
Ak Şemsüddin hedef tespitinden sonrasını da söyledi:
“Dağ ne kadar yüksek olursa olsun, yol onun üzerinden geçer. Sen dağ olmaya heveslenme, asla gururlanma; yol ol ki, herkes senin üzerinden geçerken, sen dağların bile üzerinden geçesin.”
“Hocam, ya şartlar elverişli olmazsa?” diye sordu. Ak Şemsüddin hiç duraksamadan cevap verdi:
“Şartlara teslim olmazsan şartlar değişir, sana teslim olurlar. Çok çalışır, çok dua eder ve çok istersen Allah’ın rahmeti tecelli eder, rahmet tecelli ettiğinde nice olmazlar tahakkuk eder. (gerçekleşir)”
Ve günü gelince, çocuk yaşına bakmadan Bizans’ın fethini düşünmeye başladı.
Çandarlı Halil Paşa, gencecik padişahın niyetini duyar duymaz telaşlandı. Sadrazamdı. Sadrazam olarak genç padişaha yol göstermek gibi bir sorumluluğu vardı. Bu çocuk (Padişah) bir çocukluk edip Bizans’ın üzerine yürümeye kalkarsa, alimallah Osmanlı mülkü pâymâl olabilir, hatta elden gidebilirdi. Ümmet-i Muhammed’i bir aceminin acemiliğine kurban etmeyecekti. İkaz görevini yapacak, kelle pahasına olsa bile Padişahı bu maceradan vaz geçirecekti.
Bir gün hışımla genç padişahın huzuruna girdi ve selamı bile unutup sordu:
“Sen ümmet-i Muhammed’i hisar önünde telef etmek mi istersün?”
Genç Hünkâr, baba yadigârı Sadrazamının öfkelenmesinin sebebini az çok tahmin etmişti. Fakat ağzından duymak istiyordu:
“Kangi sebepten ümmet telef olubdur koca vezirum?”
“Bizans’ı feth itmeğe and virmişsün. Ümmetun telefatine başkaca sebep ne lâzım?”
“Beli, and virdük. Ya biz Bizans’ı, ya Bizans bizi alacak dedük! Bir mahzuru mu var?”
“Elbette!” diye cevap verdi Sadrazam, konuşurken uzunca sakalı titriyordu: “Elbette ki mahzuru var, olmayacak duadır ki, akl-ı selim olmayacak duaya hiç bir vakit amin dimez.”
Sultan İkinci Mehmed gülümsedi:
“Kangi duayı kabul edeceğini ancak Hak Tealâ bilür. Biz sadece arzımızı yapar hükm-i İlâhiyi bekleriz.”
Kalktı, Sadrazamına doğru birkaç küçük adım attı. Gözlerine baktı:
“Her daim dimez misin ki, kul kısmı gaza yolunda elinden geleni yapmakla mükelleftur. Biz dahi muştunun (fetih müjdesinin) tahakkuku cihetinde say edeceğiz. İnşaallah-ü Tealâ fetih mukarrerdir.”
“Nereden belli ki?”
“Doğru, henüz belli değil. Zaten teşebbüs olmadan tahakkuk olmaz. Biz dahi teşebbüs üzereyiz.”
Koca Sadrazamın aklı bu işe bir türlü yatmıyordu. İkna olmamıştı.
“Baban alamadı, ondan öncekiler de alamamıştı, sen nasıl alacaksın?” dedi hafiften alaycı.

Genç hükümdar hışımla pencereye döndü. Bir süre yeniçerilerin koşturmasını seyretti. Onlar fethe inanıyordu. Ama yaşlı Sadrazamını henüz inandıramamıştı.
Yüreğine ince bir sızı girdi. Bir an için endişelendi. Ne de olsa yaşlı Sadrazamın müthiş bir tecrübe birikimi vardı. Onbeş yaşından beri devlet hizmetindeydi. Kendisi ise onbeş yaşını geçeli ancak birkaç yıl olmuştu. Bu açıdan şartlar aleyhine görünüyordu.
Fakat şartlara teslim olmayacaktı. Çandarlı’ya döndü:
“Bak a vezirim” diye söze başladı, öfkesini tereddüdüne sarıp yutkunarak; “ben ne babama benzerim, ne babamdan öncekilere. Şimdiki zaman başkaca zamandır. Çaresi yok fetih olacak.”
İhtiyar Sadrazam, tezini savunma kararlılığı içinde tek geri adım atmadı:
“O zaman bil ki, bunun mes’uliyeti tamamiyle sana aittur, çünkü akıbeti hayır görmüyorum. Bizans İmparatoru ünvanını alayım derken, korkarım padişahlıktan da olacaksın. Bu ne hırs!”
Padişah ilk defa öftkelendi:
“Hırs değil iman!..” diye bağırdı, “dedik ya biz onu, ya o bizi! Hakikatli hükümdar olmanın başkaca çaresi yoktur.”
“Elinde olanla yetinsene.”
“Elimdekiyle yetinirsem elimde olan da gider Çandarlı, ne belledin. Zirvede durulmaz, ya devamlı tırmanırsınız, ya da aşağı kayarsınız. Ben gencim, tırmanacağım.”
Çandarlı çıkmak için toparlanırken:
“Ben söylemiş olayım, Hak Tealâ ve kulu nezdinde mes’uliyetten kurtulayım da, sen yine ne ki istersen yap, padişah sensin.”
“Şükrolsun biz padişah-ı cihanız ve Kostantiniyye’yi feth edeceğiz.”
“İmkânsız” diye dudak büzdü Çandarlı Halil Paşa.
“Neden koca vezir?”
“Çünkü surlar çok muhkemdir, muhkem surları yıkacak cesamette (büyüklükte) topumuz yoktur.”
Genç hükümdarın karşısına yine şartlar ve sebepler çıkmıştı. Ak Şemsüddin Hoca’nın sözlerini hatırladı. Gülümseyerek sordu:
“Surları yıkacak toplar günün birinde yapılacak mı?”
“Evet” dedi Sadrazam, “günün birinde herhal yapılır.”
Genç hükümdar kükredi:
“İşte bu gün o gündür vezirim! Topları kullanarak surları tar ü mar edecek Padişah da karşında duruyor.”
Ne demişti Ak Hoca:
“Şartlara teslim olmazsan şartlar değişir, sana teslim olurlar. Çok çalışır, çok dua eder ve çok istersen Allah’ın rahmeti tecelli eder, rahmet tecelli ettiğinde nice olmazlar tahakkuk eder. (gerçekleşir)”
Şartlar değişti, Bizans teslim oldu, çünkü rahmet inmişti. Bakın nasıl?
Bizans İmparatoru Konstantin Dragazes’in hizmetinde Macar asıllı bir top dökümcüsü (mühendis diyebiliriz) vardı: Urban Usta. Tam o sırada, İmparatorla arasında küçük bir ücret anlaşmazlığı oldu. Bu yüzden Urban Usta pılısını-pırtısını topladı ve Edirne’ye gitti. Padişah’la görüşmek istedi. Topçu olduğunu söyleyince, Padişahın bu işle çok ilgilendiği bilindiğinden, hemen huzuruna çıkardılar. Urban Usta yanında getirdiği plânları Padişahın önüne koydu:
“Bunlar” dedi Bizans’ı koruyan surların plânıdır, tarafımdan en zayıf noktalar tespit edilmiş ve işaretlenmiştir.”
Ardından başka bir deri heybe açtı.
“Bunlar da işaretlenmiş yerleri yıkacak kuvvette gülleler atabilen topların plânlarıdır. Bana imkân ve fırsat verirseniz sizin için bu topları dökerim. Siz de surları yerle bir edersiniz.”
Rahmet tecelli etmişti: Geriye şükür ve gayret kalıyordu.
Müverrih Tursun Bey, kendi adını taşıyan tarihinde der ki:
“Çün erkân-ı devlet vü mülâzımân-ı hazret kal’anun kapularun açdılar, Sultan Mehemmed-i Gazî, Hazret-i Muhammed-i Arabî aleyhi efdalü’s-salavât, Burâka binüp seyr-i cennet ider gibi, ulema ve umerâsı ile kal‘ayı teşrif buyurdu.” Mübarek fethin 549. yıldönümünde, “cevher insan” modeline hasret oluşumuzu da dikkate alarak, Fatih Sultan Mehmed’in kimliği, kişiliği ve yetişme tarzı üzerinde dikkatle durmak lâzım.
Öncelikle belirtmeliyim ki, Sultan İkinci Mehmed’in doğduğu dünyada, bir fatihin yetişmesi için gerekli maddi-manevi tüm şartlar hazırdı. Osmanoğlu’nun elinde, Malazgirt zaferinden itibaren oluşan aynı kıble eksenli, Kur’an orjinli insan kaynakları vardı. Mesela hocaları: Tarih, Molla Gürani gibi, Ak Şemsüddin gibi, Molla Hüsrev gibi cevherlerin aynı dönemi paylaşmalarına pek nadir şahit olmuştur. Bu bilim ve yürek adamları ise sadece aynı dönemi paylaşmakla kalmamış, aynı çocuğu aynı anda beslemek gibi İlâhî bir tevafukun unsuru olmuşlardır.
* * *
Dikkat: “Fetih ekseni” bir birini tamamlayan üç “âbide insan”dan oluşuyor. Biri Fatih Sultan Mehmed, ikincisi Ak Şemsüddin, üçüncüsü Ulubatlı Hasan…
Ulubatlı Hasan toplumsal terbiyenin cihad ruhunu, Ak Hoca, Kur’an ve Sünnet gibi dinin temel kaynaklarını, Sultan Mehmed ise adâletli, kifayetli ve liyakatlı yönetimi temsil ediyor.
Millet bu üçlüyü yetiştirdiği zaman fetih yolları tekrar önünde açılacaktır.
Sihirli formül şudur: İnsan+Hedef+ Gayret=Zafer



Sayfamızda dini sozler bilgiler, Edepli Sozler, fatih sultan mehmet adalet sözleri, fatih sultan mehmet anlamlı sözleri, fatih sultan mehmet sözleri, fatih sultan mehmet sözleri facebook, fatih sultan mehmet sözleri istanbul, güzel sözler çok anlamlı,  bulunmaktadır. Sayfamıza Yorum yazarak bizlere fikir önerebilir destek olabilirsiniz 

İmam-Ahmedin-sozleri

anlamlı sözler, komik sözler, güzel sözler, ibretlik sözler, ünlü kısa sözler, düşündüren anlamlı sözler, yeni özlü sözler, güldüren sözler özlü güzel sözler, güzel özenli sözler kısa, komik sözler,


Soran kişinin söz konusu ettiği «kısımlandırma», selefin sözlerinde de bilinen bir taksimdir. Müctehid imamlar Allah'ın yaratıkların dışında oluşu, Arş'ın üzerinde oluşu gibi hususlarda sıfatları reddeden Cehmîlere karşı bu taksimi delil getirirler. İmam A h m e d b. Hanbel «er-Raddü alâ'l-Cehmiyye ve'z-Zenâdika» isimli eserinde Cehmiyye'nin, Allah'ın Arş'ın üzerinde oluşunu inkâr etmeleri konusuna değinirken şöyle demektedir: Yüce Allah: «Rahman, Arş'a istiva etti»(17) buyurmaktadır. Yine şöyle buyurur; «O ki gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları altı günde yarattı, sonra Arş'a istiva etti»(18). Ama Cehmiyye, 'Allah Arş'ın üzerinde olduğu gibi yerin yedinci tabakasındadır da. Allah, Arş'ın üzerindedir, göktedir, yerdedir, kısacası her yerdedir; O'nun bulunmadığı hiçbir mekân yoktur; bir yerde olup başka yerde olmaması diye bir şey olamaz' derler ve: «O, göklerde de, yerde de (tek) Allah'tır"(19) gibi âyetleri de kendilerine delil olarak zikrederler.

Onlara cevap olarak dedik ki: Müslümanlar, Rablerinden hiçbir şeyin bulunmadığı çok yer biliyorlar. Ne gibi yerler, dediler. Onlara şöyle dedik: Sizin iç organlarınız, barsaklarınız, domuzların barsakları, işkembeler, pislik yerleri, evet bütün bu gibi yerlerde Rab Teâlâ'dan hiçbir şey yoktur. Rabbimiz, gökte (yüksekte) olduğunu haber vererek şöyle buyurmuştur: «Gökte olanın, sizi yere batırmaya-cağından emin misiniz? O zaman yer, birden sallanmağa başlar»(20). Yine şöyle buyurmuştur: «Güzel söz O'na çıkar»(21), «Ey İsâ, ben seni öldüreceğim, bana yükselteceğim»(22), «Hayır, Allah onu (İsa'yı) kendisine yükseltti»(23), «Göklerde ve yerde kim varsa hep O'nundur. O'nun yanında bulunanlar, O'na kulluk etmekten büyüklenmez ve yorulmazlar»(24), «Üstlerinden, Rablerinden korkarlar»(25), «Melekler ve ruh, miktarı ellibin yıl süren bir gün içinde O'na yükselir"(26), «O, kulların üstünde tam hâkimdir»(27), «O yücedir, büyüktür»(28).

îmam A h m e d sözüne devam ederek şöyle diyor: Yüce Allah, kendisinin gökte olduğunu haber veriyor. Ayrıca Kur'an'da aşağıda olanların kınandığını görüyoruz. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: «Doğrusu iki yüzlüler, ateşin en aşağı tabakasındadırlar»(29), «(Ateşe giren) kâfirler dediler ki: «Rabbimiz, cinlerden ve insanlardan bizi saptıranları bize göster, onları ayaklarımızın altına alalım da alçaklardan olsunlar(30).

Ayrıca onlara dedik ki: îblis'in de, şeytanların da varlıkta bir yer işgal ettiklerini bilmiyor musunuz? Yüce Allah'ın: «O, göklerde de, yerde de (tek) Allah'tır»(31) sözü şu anlamdadır: Allah, göktekilerin de, yerdekilerin de ilâhıdır. O, Arş'ın üzerindedir, ama ilmi, Arş'm aşağısını da kuşatmıştır; ilminin ulaşmadığı hiçbir yer yoktur; ilminin bir yere ulaşıp diğerine ulaşmaması diye bir durum söz konusu değildir. Yüce Allah şu sözünde bunu dile getirmektedir: «Allah'ın herşeye kadir olduğunu ve Allah'ın bilgisinin, herşeyi kuşattığını bilesiniz»(32).

Bu hususun daha iyi anlaşılması için şöyle dedi: Şeffaf camdan yapılmış bir maddeyle dolu bir bardak düşünün, insan bu bardağa baktığında her tarafını görür. Ama insan o bardağın içinde değildir. Allah da - ki en yüce mesel (vasıflar) Allah'ındır - yaratıkların içinde olmadığı halde, onların hepsini ihata eder.

Yine bir adam düşünün, kendisine bir ev inşa ediyor. Sonra kapısını kapatıp dışarı çıkıyor. Bu adam evinde kaç oda bulunduğunu, her odanın genişliğini bilir. Allah Azze ve Celle de ki en yüce mesel (vasıflar) Allah'ındır- yaratıklarından hiçbir şeyin içinde olmadığı halde yaratıklarının hepsini ihata eder; nasıl olduklarını ve ne olduklarını bilir.

Cehmiyye, Yüce Allah'ın: «Üç kişi gizli konuşsa mutlaka dördüncüleri O'dur»(33) sözünü te'vil ederek: Allah Azze ve Celle bizimle beraberdir ve bizim içimizdedir, derler. Onlara deriz ki: Âyetin tamamını zikretmeden, niçin bir kısmını diğerinden kopuk olarak naklediyorsunuz? Yüce Allah şöyle buyuruyor: "Göklerde ve yerde olanları, Allah'ın bildiğini görmüyor musunuz? Üç kişi gizli konuşsa mutlaka dördüncüleri O'dur. Beş kişi gizli konuşsa, mutlaka altın

cıları O'dur. Bundan az, bundan çok da olsalar mutlaka O, onlarla beraberdir. (Yani ilmiyle onlarla beraberdir). Sonra kıyamet günü onlara yaptıklarını haber verir. Çünkü Allah her şeyi bilendir»(34). Âyetin tamamı zikredildiğinde mes'ele daha iyi aydınlanmaktadır. Âyet Allah'ın ilminden bahisle başlamakta ve onunla son bulmaktadır.

Cehmi kimselere ayrıca denilir ki: Allah, azametiyle bizzat bizimle birlikte ise, kendisiyle yaratıkları arasında olup biten hususunda sizi bağışlar mı? Şayet evet diyecek olursa Allah'ın yaratıklarının dışında olduğunu ve yaratıkların O'nun berisinde olduğunu ileri sürmüş olur. Bağışlamaz diyecek olursa, o zaman küfre girmiş olur. Cehmî'nin Allah her mekândadır iddiasını ileri sürdüğünde Allah hakkında yalan söylediğini öğrenmek istersen ona sor: Hiçbir şey yokken Allah var değil miydi? Evet, diyecektir. O zaman ona de ki: Yaratıkları yarattığında onları kendi nefsinde mi, yoksa dışında mı yarattı? Bu soruya verilecek üç cevap sözkonusu olabilir:

a — Allah'ın yaratıkları bizzat kendisinde yarattığını ileri sürmüş olacağından küfre girmiş olur.

b — Onları zâtının dışında yaratıp sonra onlara girdiğini söyleyecek olursa, Allah'ın pis, çirkef ve aşağılık yerlere girdiğini iddia etmiş olur ki yine küfre girmiş olur.

c — Ya da onları zâtının dışında yarattığını ve yarattıktan sonra da onlara girmemiş olduğunu söyleyecektir ki, bu takdirde önceki görüşlerinden vazgeçmiş olur. Nitekim bu, Ehl-i Sünnet'in görüşüdür.

İmam Ahmed de sarih akim ve bed'ihi fıtratın gereği olarak bu üç alternatifi zikrederek Allah'ın yaratıkları ya kendi zâtında yarattığını, ya zâtının dışında yaratıp sonradan onlara hulul ettiğinin, ya da kendi zâtının dışında yaratıp hâlâ da ayrı olduğunu; bu üç husustan birinin kaçınılmaz olduğunu belirtmiştir.
Bu mes'elelerden bahsederken ayrıca şöyle demektedir: Cehmî, Allah'ın her şeyde yaratıklarıyla beraber olduğunu, fakat bir şeyle ne bitişik ve ne de onun dışında olduğunu iddia ederken aleyhindeki hüccet ortaya çıkmaktadır. Bu durumda ona: Allah yaratığının dışında olmadığına göre ona bitişik değil midir? dedik. Hayır, dedi. Peki bir şeye ne bitişik ne de onun dışında olmaması nasıl olur? dedik. Geveleyip: Keyfiyetsiz olarak, dedi. Ama yine de sözüyle bazı cahilleri aldatıp gözlerini boyadı.



Sayfamızda büyüklerden hikmetli sözler, cok harika sözler, dini sozler bilgiler, Edepli Sozler, güzel sözler çok anlamlı, imam ahmed bin hanbel hayatı, imam ahmed bin hanbel kısa hayatı, imam ahmed bin hanbel sözleri, imamı ahmed bin hanbel kimdir, imamı ahmed bin hanbel sözleri, bulunmaktadır. 

Etkileyici Sozler

 etkileyici sözler facebook, güzel sözler çok anlamlı,


EN GÜZEL ETKİLEYİCİ SÖZLER

Kötü bir işin en gizli şahidi vicdandır. (Hz. Ömer Ra.)

Gönlümün meclisinde herkes konuşsun istemem, kimse müdahale etmesin aşka. 
Yer gök şahidimdir ki siyasi görüşüm yoktur senden başka.

Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim…

Bir gün gelir de unuturmuş insan en sevdiği hatıraları bile… Bari sen her gece yorgun sesiyle, saat on ikiyi vurduğu zaman, beni unutma. Çünkü ben her gece o saatlerde seni yaşar ve seni düşünürüm…

2 duble rakıdan sonra herkes herkesi sever, söyle ona beni kahvaltıda sevsin…
Seni soruyorlar. Öldü mü diyeyim yoksa dönecek mi? İkisi de imkansız değil mi? 

Çünkü biliyorum asla geri dönmezsin. Ve biliyorsun sen benim için asla ölmezsin.

Ya farkıma vardığında, farkın kalmamış olursa?

Bir gül kadar güzel ol ama dikeni kadar zalim olma… Birine öyle bir söz söyle ki, ya yaşat ya da öldür; ama asla yaralı bırakma…

Aşkın her halini gördüm, artık ne hali varsa görsün…

Üzgünüm diye başlayan bir cümle duyarsanız şayet, hazır olun cümlenin sonunda üzgün olan tek kişi siz olacaksınız…

Kaçınız, çırılçıplak bedenler karşısında yalnızca gözlere baktınız… Sorsalar, güya hepiniz âşıktınız…

Bazı insanların kaderi istiridyeye benzer, kalplerinde sakladıkları bir inci için, köklerinden sökülürler.

O kadar güzel unutmuştun ki beni, hatırlatmaya kıyamadım…

Hayata karşı ilk küskünlüğümüz, yanımızda sandığımız kişileri, karşımızda görmemizle başlar…

Öyle bir gel demelisin ki, mesafeler anlamını yitirmeli.

Yağmalandı kalbim, ömrüm, her şeyim. Kurşuna dizdiler anılarımı, yenik düştüm bu savaşta neyleyim, bir mezar nasılsa işte öyleyim…

Sen böyle güzelken bana söz düşmez bakma, şiirler yazdığıma.

Hayat, çatlak bardaktaki suya benzer içsen de tükenir içmesen de, bu yüzden hayattan tat almaya bak: Çünkü yaşasan da bitecek yaşamasan da.

Gerek yok her sözü, laf ile beyana. Bir bakış bin söz eder, bakıştan anlayana.
İçin ağlasa da kim duyar seni? Kim anlar dışarıdan olup biteni? Leyla’nın yüzünü görenler bilir: Mecnun’un kalbine batan dikeni!

En ağır işçi benim; gün yirmi dört saat, seni düşünüyorum.

Dudağında yangın varmış dediler, ta ezelden yayan koşarak geldim. Alev yanaklara sarmış dediler, sevda seli oldum; taşarak geldim. 

Giden gitmiş, hüznü ayaklandırmak boşuna… 

Aşk; topuklarından etine kadar işlemiş bir nasır gibidir. www.orjinalsozler.com/etkileyici-sozler Ya canın acıya acıya adım atacaksın, ya da canını acıta acıta söküp atacaksın. İki yolda da tek bir gerçek olacak; canın çok ama çok acıyacak.

Peşinden gidecek cesaretin varsa, bütün hayaller gerçek olabilir…
“İyi insan lafın üstüne gelir” demişse eskiler ve ben sürekli seni konuştuğum halde gelmiyorsan; demek ki iyi bir insan değilsin.

Gel beraber alalım nefesimizi sevdiğim. Sensiz boğazımdan geçmiyor.

Bir kere sevdaya tutulmaya gör; ateşlere yandığının resmidir. Aşık dediğin, mecnun misali kör; ne bilsin alemde ne mevsimidir. 
Kelebek misalidir aşk; anlamayana ömrü günlük, anlayana bir ömürlük!

Biliyorum, sığmazsın hiçbir yere bu sevdayla, dünya sana dar. Ama dayan gönlüm! Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var.

Gözler yaşarmadıkça gönüllerde gökkuşağı oluşmaz.

Tenine dokunabilmek mi? Hâşâ! Gözüm göz menziline girsin yeter. Hadi düş düşlerime; tutmayana aşk olsun.

Aşk; kelime değil bir cümledir. Kurmak içinse, özneyle yüklem değil, iki yürek gerekir.

Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan benimle meydan oku her çaresizliğe benimle uyu, benimle uyan birlikte varalım on üçüncü aylara…

Ne hasta bekler sabahı, ne taze ölüyü mezar, ne de şeytan bir günahı, seni beklediğim kadar.

Kirli bir çocuk yüzüyüm kapında; http://www.orjinalsozler.com ama dünyanın en temiz gözleriyle bakıyorum sana. Şeker değil istediğim, yüreğini koy avuçlarıma.

Hayat yolunda çıplak ayakla dolaşma hayal kırıklarım ayağına batabilir.

Terk etmedi sevdan beni, aç kaldım, susuz kaldım, hayın, karanlıktı gece. Can garip, can suskun, can paramparça. Ve ellerim, kelepçede, tütünsüz uykusuz kaldım, terk etmedi sevdan beni. 

Boğazıma takıldı sevdan. 3 kere sırtıma vur helal de; alışık değilim harama, ondan olacak herhalde.

Toplumun genelinin neler döndüğünden haberi yoktur. Hatta haberi olmadığından bile haberi yoktur.

Benim şiirlerim çay kokar, düşlerim sade sen. Demlikte nefesin, bardakta gamzen…

Alt yapısı olmayan bir şehir gibiyim. Ne zaman hüzünlensem gözlerimi su basıyor. Ve ne zaman seni düşünsem, kalbimin trafiği aksıyor.

Okyanusta ölmez de insan, gider bir kaşık ”sevda” da boğulur…

Bugün her zamankinden farklı bir şey yapayım dedim olmadı yine sana defalarca âşık olup seni düşündüm.

Aşk bir uçurumdan düşmek gibidir, bunun için sevgiliye “yar” denilir.

Kalp midir insana sev diyen yoksa yalnızlık mıdır körükleyen? Sahi nedir sevmek; bir muma ateş olmak mı, yoksa yanan ateşe dokunmak mı?

Allah ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur.

Aydınlık neyin oluyor senin, gökyüzü akraban filan mı? Beni bulur bulmaz 
gözlerin şimşek çakıyorum yalan mı?

Ne demiş şair. Mutluluğu benimle bulan benimdir gerisi misafir.

Aşk; görmekten çok özlemeyi sever, dokunmaktan çok düşlemeyi.. Ve aşk öyle 
haindir ki; nerde imkansız varsa gider onu sever.

Bir merhaba yeterdi tanışmamıza, yüreğinde aşk kadar cesaret olsaydı.
Yolunu değiştirmeden gittiğin sürece, ne kadar yavaş gittiğinin bir önemi yoktur…

Gençliğimi sadaka verdim şu dilenci yıllara.

Bugün dünyayı istediğin renge boya, bu rengi insanlara tüm sevginle dağıt, 
kendini sevginin bir rengi diye tanıt, çünkü senin varlığın sevgiye en güzel kanıt.

Bazı anlar vardır unutamazsın. Tekrarını istersin ama pozisyon kaçmıştır…

İki damla gözyaşı düştü gülüme, sonra kurudu tuzu kaldı geriye, denizleri aşıp aşkıma yol aldı bir umutla yeşerip tekrar açacak diye.

Ne kadar seversen, o kadar sevilirsin derken kafan mı güzeldi.

Bana kalsa gökyüzündeki tüm yıldızlar yerine bütün insanlara senin gözlerinde ışıldayan bir çift yıldız gönderirdim.


Sayfamızda bilgelerden başarı sözleri, büyüklerden hikmetli sözler, cok harika sözler, dini sozler bilgiler, Edepli Sozler, en etkileyici sözleri, etkileyici bilge sözler, etkileyici sözler, etkileyici sözler 2015, etkileyici sözler anlamlı, etkileyici sözler aşk mesajları, etkileyici sözler facebook, güzel sözler çok anlamlı, bulunmaktadır. 

Kucuk-iskender-Sozleri

küçük iskender sözleri ayrılık, küçük iskenderin bütün sözleri,

Çek bakışlarını gözlerimden, aşk bu şeytan doldurur.

Bırakın bu ayakları. Kaçınız, çırılçıplak bedenler karşısında yalnızca gözlere baktınız. Sorsalar, güya hepiniz âşıktınız.

Kalp bu ulan. Yok, öyle bir arkadaşa bakıp çıkmak.

Soğuk ve şekersiz çay gibisin, ne içimi ısıtıyorsun, ne ağzımda güzel tat bırakıyorsun, sadece uykumu kaçırıyorsun.

Bilirsin beceremem yaşamayı. Bir damla su olsam, gider rakıya damlarım.

Hatırlıyor musun bana armağan ettiğin ilk şarkıyı, ”ölünce sevemezsem seni” Ulan hayattayken bile sevmedin ki…

O kadar güzel unutmuştun ki beni, hatırlatmaya kıyamadım.

Telefon rehberimdeki herkesi senin adınla kaydettim. Bütün gün beni arıyorsun, taklitler yapıp sesini değiştiriyorsun. Biliyorum, sen de özledin.

Bırak şimdi yanaklarımı dudaklarımı gücün yeterse yüreğimden öp beni.

Özne olmayı bırakıp zamir oldum, edat oldum, yüklem oldum. Ama senin gibi, aşk ile ihanet arasına bağlaç olmadım asla.

Sigarayı bile kıskanırdım; kalbine giden yollara uğradığı için…

Öyle bir yerin düşünü gördüm ki; insanlar, sabah uyandıklarında hâlâ hayatta olduklarını fark edip, günaydın demeden önce birbirlerini öpüyorlardı.

Duydum ki böbreğinde taş varmış sevgili. Kesin kalbinden düşmüştür.

Okeyde beklenen son taş gibisin. Biliyorum beklemekle gelmezsin. Zaten gelme çünkü sen gelirsen ben biterim.

Attığın tüm zarlar kaybettirdi bana. Hani sen benim düş-eşimdin.
Sigarayı bıraksam diyorum, tamamen sana başlasam. Sen daha çabuk bitirirsin işimi, böyle çok yavaş ölüyorum.

Ben seni çoktan affettim, sen sen sevdanı helal et.

Offff dedi. Ne oldu? Dedim hiiiiiç, dedi. Her şeyi bırak gel benimle, dedim. Olur mu? Dedi. Topu topu bir tabak fazla koyarız soframıza, dedim. Olmaz, dedi. Neden? Dedim. Aynı tabaktan yeriz, dedi. Bir daha sevdim.

Beni unut diyorsun ya; bu bana imkânsız geliyor. Çünkü seni unutmam için, hatırlamam gerekiyor.

Erkek olmak doğuştan gelen bir alın yazısı olsa da, adam olmak her erkeğe nasip olmuyor.

Kaldır başını aşk belden yukarıda sevgili.

Bana benden iyisini bulamazsın diyen sevgilim ne gemiler yaktım ben, kıçı kırık bir sandalın lafı mı olur.

Senin için ölürüm” dedi. ”Benim için zaten öldün” dedim. Cesedini alıp çıktı.

Şimdi sen gittin ya, şairin dediği gibi herkesi sana benzetiyorum. Bu da mı o şerefsiz acaba diyorum.

İlla 3. Şahıslar girecekse aramıza. Minik parmakları olan bir kızımız olsun.

Kim demiş ki, en büyük aşklar nefretle başlar diye, benim en büyük nefretim bir aşkla başladı.

Sana kemik değil; aşk verdim. Şimdi itlik yapmanın âlemi yok gitme diyorsam gitme.

Gelin arabasının önünü kesen çocuklara verilen zarf gibi, bomboş çıkıyorum sana her ne kadar plakasında mutluyuz yazsa da.

Aşk, bozuk bir pusuladır; seni yanlış bedenlere götürür.

Sanma ki adını ağzıma alıyorum diye seni seviyorum. Dudak tiryakiliği benimkisi seni içime çekmiyorum.

Bir bayanın gözyaşının akmasına sadece soğan değil, bir ‘hıyar’ da neden olabilir.

Bugün kitap izledim, film okudum, müzik yedim, yemek dinledim. Aklım sendeydi, hiçbir şeyi doğru yapamadım, şaşkınım.

Hadi simit satanı anladım, kestane satanı da. Peki ya dost satan, o da mı ekmek parası?

Dönerse senindir dönmezse zaten hiç senin olmamıştır diye bir şey yok dönecek. Bir katil olay mahalline mutlaka geri döner.

Adındaki harf kadardır alfabem…

Annem sürekli “hiçbir şey yemiyorsun, kurudun kaldın” deyip duruyor; ben ne kazıklar yiyorum kimse bilmiyor.

Bana yol vermeyi düşünmeden önce sana verdiğim yolda yürümeyi öğren…

Geri gelmemelisin. Ya olduğun yerde kalmalısın ya da gittiğin yerde. Sen bu hayatta gördüğüm en hoş’çakal’sın neticede.

Bana geleceğin günün adını tıp çok önceden koymuş meğer; ‘kıl dönmesi’

Sağlaması yapılmış bir çarpım gibiyiz sevişmelerden sonra; ikimizden biri sıfır olsa, diğeri ise istediği büyüklükte bir sayı; fark etmeyecek sonuç sıfır.

Kahvenden bir yudum bile almamışsın; korktun mu beni kırk yıl sevmekten.

Git gidebildiğin yere kadar bu liman da kaybettiğim ilk gemi sen değilsin. Ama şunu unutma.

Rıhtımda kalanı değil, çekip gideni vurur fırtına.

Bir erkeğin en lezzetli yeri ‘ başının eti ‘ sanırım. Bu kadar kadın yanılıyor olamaz zira.

Seninle ben bir çaydanlık gibiyiz. Ben üst kısmıyım sen alt kısmı. Hani büyüksün ya. Aramızdaki fark ise şu; ben sensiz de demlenirim, ama sen bensiz ancak su kaynatırsın.

Değil Erosun oku. Zeus’un şimşeği girse g*tüne sen aşktan anlamazsın.

Yaptığım şakanın ardından gözlerimin içine bakıp, “aşk olsun” dediğinde “keşke.” diyebilmek için can atıyordum.

Kirpiklerini kıskanasım geliyor meselâ; gözlerine benden daha yakın diye.

Sen bir defa olsun “seni seviyorum” yalanını at; melekler günahını bana yazsın, olur mu?

Ağlıyor musun?’ diye soruyor giderken utanmadan. Yok, yanlış yerden işiyorum aptal.

Her rengin bir kişiliği vardır. Her kişiliğin de bir rengi. Ben senin rengini buldum. Kahperengi.

Meyve vermeyen tek ağaç darağacıdır.

Sıkı sıkı tembihlerler. Unut onu, aklına bile getirme, çıkar kafandan, hafızandan sil. Sanki seven beynimizmiş gibi.

Bir insanı kaybetmek istiyorsanız çok sevin, kendiliğinden gider zaten.

Evde kedi, köpek beslemekle hayvan sever olunmaz. Hayvan sever dediğin benim gibi koynunda yılan besleyecek…

Tahterevalliden ilk kim kalkarsa yırtar, öbürünün kıçı yere vurur.

Yüreği olmayanın kalbimi kırmasına müsaade etmem. Beni bir saniyede unutanı, ben iki saniye ile şereflendirmem.

Ağzı tabanca. Dudakları namlu, sözleri gece mermisi.

Herkese ”seni sevmediğimi” söylüyorum. Afrikalı bir annenin oğluna ”ben tokum sen ye ” demesi kadar basit bir yalan bu.

Sayfamızda bilgelerden başarı sözleri, büyüklerden hikmetli sözler, cok harika sözler, dini sozler bilgiler, Edepli Sozler, güzel sözler çok anlamlı, küçük iskender aşk sözleri kısa, küçük iskender bilge sözleri, küçük iskender bilinmeyen sözleri, küçük iskender sözleri ayrılık, küçük iskenderin bütün sözleri,  bulunmaktadır. Sayfamıza Yorum yazarak bizlere fikir önerebilir destek olabilirsiniz 

EFLATUN SÖZLERİ

 başarı sözleri, büyüklerden hikmetli sözler, cok harika sözler, dini sozler

EN GÜZEL EFLATUN SÖZLERİ



ADALETLİ OLMAK herkese eşit davranmak değildir, herkesin durumuna, konumuna göre davranmaktır.. Yani ADALET= EŞİTLİK değildir!.

Zor duruma düşecek olsanız dahi dürüstlükten, hakikatten ve doğrudan vazgeçmeyin. Diğer türlüsü sizi daha zor durumda bırakacaktır.

Gerçekten de bize verilmiş olan yüce unsur olan akıl kötüyü istemez ve mutlak iyidir.

BİLGİSİZLİK NEDEN KÖTÜDÜR ? BİLGİSİZ KİŞİ AKILDAN, GÜZELLİKTEN, İYİLİKTEN YOKSUNKEN, HEPSİNİ KENDİSİNE TOPLAMIŞ SANIRDA ONDAN..

Her yerde tek bir adalet ilkesi vardır. O da güçlünün çıkarıdır.

Boş bir kafa, şeytanın çalışma odasıdır.

Hiç bir şey tesadüfen gerçekleşmiyor, herşey bi plan dahilindedir.

Bütün sanatlar,kazanma ve meydana getirmeden başka bir şey degildir.

Insanlar mağaranın içinde yaşıyorlar. Filozoflar, peygamberler ise mağaranın dışını bilen ve insanlara bunu anlatmaya çalışan kişilerdir. Çoğu zaman insanlar sert tepki verirler.

Sevginizi belli edin, dertlerinizi samimi olduklarınızla paylaşın ulu orta yerlerde değil. Gönül bağları kurun ki mutlu olmanız kuvvetlensin.

Çoğu insanlar her şeye çabuk inanıp güvenirler ve güvenip inandıkları şeylerden çabucak vazgeçebilirler. Bazı insanlar ise bazı şeylere belli bir sürede inanıp güvenirler ve bu onların hayatı olur.

Bir takım insanlar felsefeyi gereksiz görüyorlar. Fakat felsefe, islam dinini ve düşünce dünyasını derinden etkilemistir.

Adalet ile devlet özdeştir. Devlete yararı olan şey “adaletli”, zararı olan şeyse “adalete aykırı”dır.

Sorgulanmayan bir hayat, yaşanmaya değmez.

Dost hem iyi görünen hem de iyi olan insandır.

Nerede eşcinsel ilişkiye girmenin ayıp olduğu kaanati varsa, bunun suçlusu kısmen yasaların kötülüğü, kısmen yöneticilerin despotluğu ve kısmen yönetilenlerin korkaklığıdır.

Eşcinsellik, barbarlar tarafından ve aynen büyük fikirleri kölelerinin öğrenmesi açıkça liderin işine gelmediği için felsefeyi sevmedikleri gibi, eşcinselliğin yaratma eğiliminde olduğu güçlü dostlukların ve ateşli aşkların da liderin işine gelmediği despot hükümetlerin yönetimi altında yaşayan insanlar tarafından ayıp karşılanır.

Bilinen bir şey hakkında araştırma yapmak gereksiz, bilinmeyen bir şey hakkında araştırma yapmak imkansızdır.

Sadece ölüler savaşların sonunu görmüştür.

Kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayın, yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi sevilmeye bırakmaktır..

Öğretmenlik her şeyden evvel bir tanrı sanatıdır.

Bir karenin kenarlarıyla köşegenlerinin rasyonel orantılı olmadığı gerçeğinden 
habersiz olan, insan sıfatına layık değildir.

Nefsinin öğretmeni, vicdanının öğrencisi ol.

Felsefe, doğruyu bulma yolunda, düşünsel bir çalışmadır.

Küçük şeylere gereğinden çok önem verenler, elinden büyük iş gelmeyenlerdir.

Şehir halkı ne kadar iyi olursa , idarecileride o kadar çok ilahi vasıfta olur

Devlet işleri içten gelen bir sevgi, edep ve kamil akıl ile yürütülmezse onun sonu ÇÖKÜŞ ve YOK OLUŞTUR

İşlerin doğru düzgün yürümesi için şehrin halkına edepli bir başkan lazımdır.

Nefsin hastalığı kendisinde ilahi siyaset adabının bulunmamasıdır.
İdareciler edepli olmadıkları zaman hem kendi işleri hem de idareleri altında bulunanların işleri bozulur.

Edep, devlet başkanları ve benzeri kişilerin tabiatına yerleşince bunu neticesi olarak iyilikler çoğalır, bunlar iyi olarak görülüp beğenilir. Böylece halk da bunların gerçek olduğuna inanır ve iyiliklerin kabulünde birleşir. İşte istenen istikamet budur.

Kanun sahibinin en önemli vazifesi; gayret gösterip edebi gerçekleştirmek ve yerleştirmektir..

Her şey de iyi kötü olabilir. Musıkide iyi olan; karakteri sağlamlaştıran, insanı cömertliğe ve cesarete, iyi ve faydalı ahlaka sevk eden musıki iyidir.

Adet ve kanunlar iyilik ile kabul edilmelidir.İyilik ve fayda bundadır. Baskı ve kölelik yolu ile kabul ettirilmesi ile doğacak zarar sayılamaz.

Bir hüküm, bütün insanların aynı şekilde sarılması gereken şey değildir. Mesela ihtiyarın raksı gibi.

Kabilecilik ailecilik kanunsuzdur, fayda sağlamaz.

Güzel adetler kullanıldığı ölçüde pekişir, sağlamlaşır. şayet ihmal edilirse silinip gider. Gençler ve çocuklar bunu bilemez. Öyleyse bu onlara kabul ettirlip yaptırılır.

Beden terbiyesi ruhu eğitmek içindir. Bedenlerin doğrulup düzelmesi ruhun doğrulup düzelmesini sağlar.

Oğullarım büyüdüğünde, dostlarım onları cezalandırmanızı istiyorum sizden; eğer servetini veya herhangi bir şeyi erdemden daha çok önemserlerse veya aslında hiçbir şey değilken bir şeymiş gibi davranırlarsa, hayatta göreceğiniz iş ne olursa olsun, erdem olmayınca elde edeceğiniz her şeyin, yapacağınız her işin sonunda utanç ve kötülük vardır.

Kötülüğün yolu yakındır kolay ulaşılır ona. İyiliğin önüne ise alınteri ve vicdanı koymuştur Tanrı.

Hak ve doğrulukla galip olan şahıs faziletli şahıs, hak ve doğrulukla galip olan şehir de faziletli şehirdir.

Bir insanın akıllı olmasına birşey dediğimiz yok. Yeter ki; aklını başkalarına kabul ettirmeye çalışmasın.

Kötülüklerin ilki ve en büyüğü, haksızlıkların cezasız kalmasıdır.
İnsanoğlu, bilgeliği sevenler siyasi gücü ellerine alana kadar veya siyasi gücü ellerinde tutanlar bilgeliği sevene kadar problemlerin bittiğini görmeyecek.(Sokrates haksız yere öldürüldükten sonra sarfettiği söz.)



Sayfamızda bilgelerden başarı sözleri, büyüklerden hikmetli sözler, cok harika sözler, dini sozler bilgiler, Edepli Sozler, eflatun anlamlı sözleri, eflatun bilge sözler, eflatun bilge sözleri, eflatun filozof sözleri, eflatun güzel sözleri, eflatun hikmetli sözler, eflatun sözleri facebook, eflatun ve sözleri, güzel sözler çok anlamlı, bulunmaktadır. 

Dostlukla İlgilli En guzel Sozler



 dostluk sözleri resimli, Edepli Sozler, güzel sözler çok anlamlı,

DOSTLUKLA İLGİLİ EN GÜZEL SÖZLER

Gerçek dostlar yıldızlar gibidir karanlık çökünce ortaya çıkarlar…

Biri olmalı varlığını daima bildiğin kendini güvende hissttiğin. Biri olmalı üzülme üzülürüm diyen biri olmalı hayatınızda.

Arkadaş uğrunda ölmek kolay, fakat uğrunda ölünecek arkadaşı bulmak zordur.

Bu zamanda az dostun olsun, daha iyi… Herkesle uzaktan hoş beş edip geçmeli, 
can gözünü açınca görüyor ki insan; en büyük düşmanıymış en çok güvendiği. 

Ve bazen de; seninle konuşmak iyi geldi, diyebileceğin birisi olmalı.

Bir insana tamamen güvendiğinizde iki sonuçtan birini elde edeceğiniz kesindir. 
Ya yaşam boyu dost, ya hayat boyu bir ders…

Ekmeğim aşım helal olsun yiyene, içene. Ama hakkım helal değil; dost gibi görünüp kuyumu eşene…

Gerçek dost yanlış yaptığında seni uyaran, sonrasında ise koruyan kişidir. Yaptığın yanlışı herkese duyuran değil.

Riya ile paranın padişahı değiliz biz. Parçalanmış gönül hırkalarını yamar giyeriz biz. Arkadaşlarla ağlar arkadaşlarla güleriz biz. Canım Arkadaşım!

Üç çeşit dost vardır: 1.Gıda gibidir her gün onu ararsın; 2.İlaç gibidir, bazen ihtiyaç duyduğunda arasın; 3.Hastalık gibidir o seni bulur.

Dostluk, mantar yemeği gibidir. Zehirli veya zehirsiz olup olmadığı ancak yendikten sonra belli olur.

Arkadaş vurulunca değil unutulunca kahrından ölürmüş. Biz arkadaşlarımızı kır çiçekleri gibi avucumuzda değil, kurşun yarası gibi yüreğimizde saklarız.

Dost düğünde halaya, ölümde tabuta omuz verendir. Biz dostumuzun her daim yanındayız, ayrılmayız.

Dostluk çukurda biriken yağmur suyu değil ki güneş vurunca kurusun. Bizim dostluğumuz deniz misali buharlaşsa da yağmur misali geri döner iyi ki varsın.

Git rüzgâr dostuma onu nasıl sevdiğimi anlat mutluysa usulca gel yanıma mutsuzsa dostun her zaman yanında diye fısılda kulağına unutmasın yüreğim daima onunla.

Acıların bir kum tanesi kadar küçük, mutlulukların nisan yağmuru kadar bol olsun. Hayatta bir kere ağlarsan o da mutluluktan olsun dostum.


Yürek umutlara gebe olduğundan beri dostluklar ayrılıklara yenik düşmedi, yüreğimiz darağacındayken bile ölüme koşup dostumuzu sevmeyi bildik.

Dost vurulunca değil unutulunca kahrından ölürmüş. Biz dostlarımızı kır çiçekleri gibi avucumuzda değil, kurşun yarası gibi yüreğimizde saklarız.

Zaman gelir yollarına kar yağar, http://www.orjinalsozler.com/dostlukla-ilgili-guzel-sozler etrafını hüzün bulutları sararsa, ne zaman bir dosta ihtiyaç duyarsan dost olabildiğim kadar buradayım.

Dost deniz kenarındaki taşlara benzer. Önce tek tek toplarsın sonra birer birer denize atarsın ancak bazılarına kıyamazsın. İşte sen o kıyamadıklarımdansın.

Acıların bir kum tanesi kadar küçük, mutlulukların nisan yağmuru kadar bol olsun. Hayatta bir kere ağlarsan o da mutluluktan olsun arkadaşım.

Koca bir çölde kum tanesi olmak ya da okyanusta su damlası, ama en güzeli milyonlarca insan arasında senin arkadaşın olmak.

Fedakâr olan insan, gönülden sevendir. Yürekli olan insan, kendini bilendir. Umutlu olan insan, yaşamı sevendir. Unutmayan bir arkadaş ise uğrunda ölmeye değendir.

Arkadaşlık ağlamaksa, yüreğindeki acıyı paylaşmaksa, üzüldüğünde sıcacık bir kucaksa ve arkadaşın için ateşe atılmaksa dünya durana dek arkadaşımsın.

Gülmek senin tutkun olsun, eğer bir gün ağlarsan, o’da sevinçten olsun, bugünün dünden, yarın da bugünden güzel olsun. Canım arkadaşım!

O masum yüzünde acı ve hüzün hiç olmasın, gözlerinde mutluluğun en parlak yıldızı parlasın, arkadaş eli elini hiç bırakmasın ne olur.

Kimsesiz zamanların yalnızlığında, aydınlık diyarların masalsı görüntülerinde, küçük bir çocuk yüreğinin annesine olan sevgisi değerinde bir merhaba arkadaşım.

Yastık diye başını ateşe dayayan, yatak diye yılanların üzerinde yatan bir adam, emniyet ettiği bir arkadaşından düşmanlık sezen bir adamdan daha rahat uyur.

Hayatta kimseye güvenmeyeceksin demek saçmalıktır inan. Ama kime ‘iki defa güveneceğini’ hesaplamalı insan. Sana hep güvenirim benim can dostum.

En vefakâr dostumuz gölgemizdir bilirsiniz. Ama unutmayın ki; o da yoldaşlık etmek için güneşli havayı bekler.

Olgun bir adamı dost edinmek isterseniz eleştirin, basit bir kimseyi dost edinmek isterseniz övün. 

Gönüller birdir dünyalar ayrı olsa da. Arkadaşlıklar, sevgiler, aşklar yalan olsa da umurumda değil dünya yansa da biz dostu unutmayız dost uzakta olsa da.

Dostluk, toprak bir maşrapa gibidir, önemsiz bir nedenden birdenbire kırılır ve bir daha kullanılmaz.

Hep zamana yenik düştük esiri olduk anlamsız koşuşturmaların. Ama bir kez adını yüreğimize kazıdığımız dostlarımızı hiçbir zaman unutmadık.

İyi insanlarla arkadaş olunuz. Kötü kimseyle arkadaşlık etmektense, yalnız olmak evladır.

Sen gülerken yanındakilerde güler ama http://www.orjinalsozler.com ağlarken yalnız ağlarsın onun için öyle bir ağaca yaslan ki asla yıkılmasın öyle bir dost edin ki seni asla bırakmasın.

Başkalarına kendinden fazla değer verme. Ya onu kaybedersin, ya da kendini mahvedersin. Terk edenden alınacak en büyük intikam, ona kupkuru, sevgisiz gözlerle bakmaktır.

Gülerken herkes eşlik eder, ya ağlarken. Başarılara herkes ortak olur, ya yenilgilere. Öyle bir dost edin ki; kötü gün kapını çalınca kapıya seninle beraber baksın.

Duygular vardır anlatılamayan, sevgiler vardır kalplere sığmayan, dostluklar vardır hiçbir şekilde yıkılmayan, bazı insanlar vardır asla unutulmayan

Hayata değer bir yaşam, sevmeye değer bir aşk, dostluğa değer bir arkadaşlıktan asla vazgeçme. Ne eksik ne fazlasını ara ve seni üzenle asla uğraşma!

Rüya; biz uyurken kalbimizin tuttuğu bir dilektir. Arkadaş; uçmayı unuttuğumuzda bize kanatlarını açan bir melektir. Hayal gücü; bizi bilmediğimiz yerlere uçuran bir rüzgârdır ve hayat; içinden ne çıkacağını bilmesek de açmamız gereken bir zarftır. Açtığın zarflardan hep güzel şeyler çıkması dileğiyle…

Sıradan bir arkadaş, sizi asla ağlarken görmez. Gerçek arkadaşın omuzları, sizin gözyaşlarınızdan sırılsıklam olmuştur.

Kilometrelerce uzaklıklara gizlenmiş olsa da dostluğumuz aynı gökyüzünü paylaştığımız sürece dostuz.

Dostluk ağlamaksa, yüreğindeki acıyı paylaşmaksa, üzüldüğünde sıcacık bir kucaksa ve dostun için ateşe atılmaksa dünya durana dek dostumsun.

Sayfamızda , bilgelerden başarı sözleri, büyüklerden hikmetli sözler, cok harika sözler, dini sozler bilgiler, dostluk arkadaşlık, dostluk sozleri guzel, dostluk sözler anlamlı, dostluk sözleri, dostluk sözleri anlamlı, dostluk sözleri anlamlı ve kısa, dostluk sözleri resimli, Edepli Sozler, güzel sözler çok anlamlı, bulunmaktadır. Sayfamıza Yorum yazarak bizlere fikir önerebilir destek olabilirsiniz 

Peyami Sefa Sozleri


Zaman yürümüyor, dakikalar korkunç bir sıkıntı içinde uzuyorlar, hatta dağılıyor, birikmiyor, toplanmıyor ve bir çeyrek saat olamıyorlar.
Keşke futbol oynasaymışım; belki de bacağımı Nüzhet’in aşkı kadar yormazdı.

Güzelleşmek için yalan elbiseleri arıyoruz ve çıplak hakikati örtmeğe, gizlemeye çalışıyoruz; hatta kefen bile cesedimizin çirkinliğini gizlemek için beyaz bir yalandır, değil mi?

Batıda hükumet sansürü yerine seviye sansürü vardır. Bu seviyenin olmadığı memleketlerde kanun düşünceyi hudutlandırır. Düşünce hürriyeti isteyenler daha evvel düşünce seviyesinin yükselmesine hizmet etmelidirler.

Şeyh Bedrettin Sözleri


Beni kɑrɑ toprɑktɑ değil, hɑkikɑti ɑnlɑmış insɑnlɑrın yüreklerinde ɑrɑyın!.ben de hɑlimce bedreddinem.

Oğul, Insanlar Vardır, Şafak Vaktinde Doğar, Akşam Ezanında Ölürler. Avun 
Oğlum Avun. Güçlüsün Kuvvetlisin, Akıllısın, Kelamlısın. Ama; Bunları Nerede, 
Nasıl Kullanacağını Bilemezsen Sabah Rüzgarında Savrulur Gidersin.

Öfken Ve Nefsin Bir Olup, Aklını Yener. Daima Sabırlı, Sebatlı Ve Iradene Sahip Olasın. Dünya Senin Gözlerinin Gördüğü Gibi Büyük Değildir. Bütün 

Fethedilmemiş Gizemler, Bilinmeyenler, Görülmeyenler, Ancak; Senin Fazilet Ve 
Erdemlerinle Gün Işığına Çıkacaktır.

Ananı, Atanı Say, Bereket Büyüklerle Beraberdir. Bu Dünyada Inancını 
Kaybedersen Yeşilken Çorak Olur, Çöllere Dönersin. Açıksözlü Ol. Her Sözü 
Üstüne Alma. Gördün Söyleme, Bildin Bilme. Sevildiğin Yere Sık Gidip Gelme, 
Kalkar Muhabettin Itibar Olmaz.

Üç Kişiye Acı; Cahiller Arasındaki Alime, Zenginken Fakir Düşene, Hatırlı Iken 
Itibarını Kaybedene. Unutma Ki! Yüksekte Yer Tutanlar Aşağıdakiler Kadar 
Emniyette Değildir. Haklı Olduğunda Mücadeleden Korkma. Bilesin Ki Atın Iyisine Doru, Yiğidin Iyisine Deli Derler.

Ölmezden önce ölmek, dünyanın zevklerinden ve hayvani hırs ve şehvetlerinden sakınmaktır. Onu yapabilen insan, şüphesiz ki; hakiki varlık ile birleşir. Ve sonsuz hayat ile diri olur. Ancak insanlar dünyanın bin bir türlü çekici ve aldatıcı zevkinden, çeşit çeşit yakıcı hırslarından ayrılmadıkları için buna gönül vermezler.

İbadet etmekten amaç; ezeli ve büyük varlığa gönüllerin yönelmesi ve kapılmasıdır. Yoksa dünya umuruna dalmış bir kalp ile bin sene namaz kılmış, oruç tutmuş olsan, bundan dolayı hiç bir sevap ve mükâfat kazanamazsın.

Bütün namazlar ve niyazlar ahlâkın düzeltilmesi için iç yüzün arınlanması için birer vasıtadan ibarettir. Hakiki ibadetin hiç bir vakit kayıt ve şartı yoktur. Hangi tarzda yapılırsa yapılsın, Tanrının dileğine uygun olur. İbadetin temeli maksudun Hak olmasıdır. Bir cemaatte bu temel bulunmayınca yaptıkları ibadetler de kaybolur. Yalnız kötü toplantılar kalır. Fenalık üzerinde toplananlardan sen hemen uzaklaş.

Tanrı dünyayı yarattı ve insanlara verdi. Demek ki; dünyanın toprağı ve bu toprağın bütün ürünleri insanların ortak malıdır. Ben senin evinde kendi evim gibi oturabilmeliyim, sen benim eşyamı kendi eşyan gibi kullanabilmelisin. 
Çünkü bütün bunlar hepimiz içindir ve hepimizin malıdır.

Başka halklar üzerinde baskı uygulamak, özünde kendi halkı üzerindeki baskıyı gizlemeye ve unutturmaya yöneliktir.

İnsanlar birbirlerine yahut haksız mala, meşru olmayan paraya veya rütbe ve mevkilere yiyecek ve içeceklere ibadet ediyorlar da, Allah’a ibadet ediyoruz sanında bulunuyorlar.

İnsanlar eylemleriyle, düşünce ve fikirleriyle güzeli ve iyiyi bulabildikleri oranda Hak’la kavuşmuşlardır.

Ay ve güneş herkesin lambasıdır, hava herkesin havasıdır, su herkesin suyudur. 
Ekmek neden herkesin ekmeği değildir?

Hakikat bize insanları varlıklarına, dinlerine, dillerine göre ayırmamızı değil, birleştirmemizi buyurur.

Gerçek iktidar, insanlar üzerinde değil, yürekler üzerinde kurulur.
İnsanlar Müslümanlıktan önce somut bir puta taparlardı, çağımızda ise hayali bir puta tapıyorlar. Belki bir gün Hak kendisini gösterirde Hak olarak ona taparlar.

Kötü ve Çirkin işlerle uğraşan insanlar Hak’tan uzaklaşmışlardır. Cehennem işte budur. Cennetle cehennemi başka yerde aramak saçmalıktır.

Yârin yanağından gayri her şeyde, her yerde, hep beraber!

Tarih, gelecek için kavga verip, yitmiş bile olsa, insanlık için vuruşanları hiç unutmaz.

Hayatı ve dünyayı kendi küçük dünyaları ile sınırlı tutanlar bizi anlamazlar


Sayfamızda başarı sözleri karne için, bilgelerden başarı sözleri, büyüklerden hikmetli sözler, cok harika sözler, dini sozler bilgiler, Edepli Sozler, güzel sözler çok anlamlı, şeyh bedrettin aşk sözleri, şeyh bedrettin güzel sözler, şeyh bedrettin son sözleri, şeyh bedrettin özlü sözler, şeyh bedrettin şarkı sözleri,,bulunmaktadır. Sayfamıza Yorum yazarak bizlere fikir önerebilir destek olabilirsiniz 

Anton Çehov Sözleri



Hayata karşı ilk küskünlüğümüz; Yanımızda sandığımız kişileri, karşımızda görmemizle başlar.

Anlamaya çalışma. Hayat böyledir işte.. Hep o kıyamadıklarımız kıyar size.
Sana bir iyi bir de kötü haberim var. İyi haber; henüz ölmedik, Kötü haber; hala yaşıyoruz.

İki mükemmel insan asla birlikte olamaz. Çünkü mükemmel kadın 1. seferde evet demez, Mükemmel erkekse 2.Şansı vermez.

Unutma; İnsanları tanıman için en uygun zaman ayrılmalarına en yakın zamandır. Çünkü o zaman sahte yüzler açığa çıkmıştır!

Basit kadın; güzel olmayı zeki olmaya tercih eder.Çünkü basit erkekte zekayı anlayacak kafa değil, güzelliği görecek göz vardır.

Ağlattığın bir kadının gözyaşlarını ya o an silersin, yada o gözyaşlarında boğulmamak için ömür boyu çırpınmak zorunda kalırsın.

Eğer bir insanı gerçekten unutmak istiyorsan onunla yaşadıklarını değil, onun sa…na yaşattıklarını hatırla.
Birileri arkanızdan konuşuyorsa, onlardan öndesiniz demektir.

Doğru zamanda gelen yanlış insana tanıdığın şansı, yanlış zamanda gelen doğru 
insana tanımadığın sürece üzülen hep sen olursun..

İnsana kelebek hayatta bir kere konar; kaçırırsan başka şansın yoktur. Çünkü o kelebek ertesi gün ölmüş olur .

Gözlerime bakıp da yapılan sahte bir gülücük yerine, yüzüme karşı gösterilen 
gerçek bir nefreti tercih ederim.

Sen sevdiğin için sakın utanma, bil ki utanması gereken; sevildiğini bildiği halde sevmesini bilmeyendir aslında.

Hayatınızın sonuna kadar yaşamadıkça talihinizden şikayet etmeyin.

İşte hayat. İnsan hayatı tıpkı tarlada açan bir çiçeğe benzer. Bir katır gelip yiyiverir onu, çiçek sizlere ömür!

İki şeyin sınırı yoktur; dişilik ve onu istismar etmek.


Kendini yalnız hisseden kimse için her yer çöldür.

Eğer yalnızlıktan korkuyorsanız evlenmeyin.

Sevmeden evlenmek, inanmadan ibadet etmek gibi alçakça bir iştir.

İnsanlara ne kadar değer veriyorsan o kadar tepene biniyorlar. Hele bir de 
verdiğin değeri onlara belli ettiğinde.

Ölüm korkunç bir şeydir ama insan eğer ölmeyi başaramayıp sonsuza kadar yaşasaydı bu daha korkunç olurdu.

Eğer sen, kusursuz olsaydın; Başkalarının kusurlarını bulup çıkarmaya bu kadar meraklı olmazdın.

Siz bana aptal hayaller peşinde koşmayan bir kalp gösterin, Ben de size mutlu bir insan göstereyim.

Mutlak bir mutluluk yoktur.Her mutluluk kendi içinde bir zehir taşır ya da dışarıdan gelen bir zehirle zehirlenir.

Kendinden başka kimseye benim diyemezsin, Çünkü sadece yanındadır.

Yalan kadar insanı alçaltan bir şey yoktur.

Erkekler kalpleriyle değil fikirleriyle yaşarlar.

Erkekler hür ve eşit olarak doğarlar, ancak daha sonra bazıları evlenir.

Her şey basit olmalıdır… Tümüyle basit… Teatral olmamaktır esas olan.

Bizi çalışmak kurtarır.

İnsan inandıklarıdır.

Aşılmasına imkan olmayan hiçbir duvar yoktur.

Hayat seni güldürmüyorsa, Espiriyi anlamadın demektir .

Köpeğin ölümü de köpekçe olur.

Kadın para harcayan bir sazlıktır.

Üç Çeşit İnsan Vardır: 1 Ekmek gibidir; Her zaman ararsın ‘bazen’ bulursun 2 
İlaç gibidir; İhtiyacın olduğunda ararsın ‘pek az’ bulursun 3 Mikrop gibidir, Sen 
aramasanda olur, Çünkü o seni ‘her zaman’ bulur .

Bana ayın parladığını söylemeyin; bana kırık camdaki parıltıyı gösterin.

Sanatçının görevi soru sormaktır, cevaplamak değil.

Ağaçların bazen boş olabileceği gerçeğini kabullenmeli, ve meyve vereceği zamanı beklemeliyiz.

Herhangi bir aptal bile bir krizi karşılayabilir; şu günden güne yaşamak seni tüketir.

İnsanlara inanmalı ve güvenmelisiniz, yoksa hayat çekilmez bir hal alır.

Yalnızlıktan korkuyorsanız, evlenmeyin.

Sevmeden evlenmek, inanmadan ibadet etmek gibi alçakça bir iştir.

Şeytan herhalde meleklerin bilmedikleri birşey olan yalnızlığı istediği için Tanrıya ihanet etmişti.

Anlamaya çalışma. Hayat böyledir işte.. Hep o kıyamadıklarımız kıyar size .

İnsanlara ne kadar değer veriyorsan o kadar tepene biniyorlar. Hele bir de verdiğin değeri onlara belli ettiğinde.

Basit kadın; güzel olmayı zeki olmaya tercih eder.Çünkü basit erkekte zekayı anlayacak kafa değil, güzelliği görecek göz vardır.

Kendini yalnız hisseden kimse için her yer çöldür.

Aşılmasına imkan olmayan hiçbir duvar yoktur.

Her şey basit olmalıdır… Tümüyle basit… Teatral olmamaktır esas olan.

Hayata karşı ilk küskünlüğümüz; Yanımızda sandığımız kişileri, karşımızda görmemizle başlar.

Eğer sen, kusursuz olsaydın; Başkalarının kusurlarını bulup çıkarmaya bu kadar meraklı olmazdın.

İşte hayat. İnsan hayatı tıpkı tarlada açan bir çiçeğe benzer. Bir katır gelip yiyiverir onu, çiçek sizlere ömür!

Sen sevdiğin için sakın utanma, bil ki utanması gereken; sevildiğini bildiği halde sevmesini bilmeyendir aslında.

Erkekler hür ve eşit olarak doğarlar, ancak daha sonra bazıları evlenir.

Unutma; İnsanları tanıman için en uygun zaman ayrılmalarına en yakın zamandır. Çünkü o zaman sahte yüzler açığa çıkmıştır!

Gözlerime bakıp da yapılan sahte bir gülücük yerine, yüzüme karşı gösterilen gerçek bir nefreti tercih ederim.


Sayfamızda anton çehov güzel sözleri, anton çehov özlü sözleri, ağır ciddi sözler, başarı atasözleri, başarı ile ilgili sözler, başarı sözleri karne için, bilgelerden başarı sözleri, büyüklerden hikmetli sözler, cok harika sözler, dini sozler bilgiler, düşünür anton çehov sözleri, Edepli Sozler, güzel sözler çok anlamlı,,bulunmaktadır. Sayfamıza Yorum yazarak bizlere fikir önerebilir destek olabilirsiniz