bilge düşünürlerin sözleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilge düşünürlerin sözleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çok Güzel Bir Hikaye Habib Baba

Sayfamızda ibretlik başarı hikayeleri ibretlik dini hikayeler, ibretlik dini kısa hikayeler, İbretlik Hikaye- Hükümdarın elbisesi, ibretlik kısa hikaye, ibretlik kısa hikayeler dini, mevlana sözleri çok güzel,  bulunmaktadır.



Çok Güzel Bir Hikaye “Habib Baba”



Habib Baba, 4.Murad devrinin gizli, kimsenin bilmediği Allah dostlarındandır. Yaşlıdır, fakirdir, gariptir. Fakat Rabbinin katında da alemlere denk bir değerin sahibidir.
Yaşlı Habib Baba, uzun bir kervan yolculuğunun sonunda İstanbul’a gelmiştir.Yolculuğunun tozunu, yorgunluğunu atmak için bir hamama gider… Niyeti, şöyle iyice bir keselenip, paklanmak… Bedenini de ruhuna denk kılmaktır.
Fakat hamamcı Habib babayı içeri sokmak istemez.
– Bugün, der,
– Sultan Murad’ın vezirleri hamamı kapattılar, dışarıdan müşteri alamıyoruz.
Habib baba üzülür… Rica, minnet eder, yalvarır…
– Ne olursun’ der,
– Kimseye varlığımı belli etmem, aceleyle yıkanır çıkarım.
Bu tozlu bedenle Rabbime ibadet ederken utanıyorum. Binbir dil döker. Hamamcı ehl-i insaftır… Dayanamaz… Kabul eder… Hamamın en sonundaki odayı göstererek …
– Baba şu odada hızla yıkanıp çık, para da istemem. Yeter ki vezirler, senin farkına varmasınlar.
Habib Baba sevinerek kendine gösterilen yere girer. Yıkanmaya başlar… Ve bu arada hamamcının karşısında yeni bir müşteri belirir. Boylu, poslu, genç, yakışıklı biridir bu gelen. Onunda görünümü fakirdir… Ama sadece görünümü… İkinci müşteri kılık değiştirmiş, 4.Murad’dır. O gün vezirlerinin topluca hamam alemi yapacaklarından haberdar olan padişah merak etmiştir.
– Hele bir bakalım, demiştir,
– Bizim vezirler, hamamda benden uzakta, kendi başlarına ne yaparlar, nasıl eğlenirler?
Ve bu merak padişahı, tebdil-i kıyafet ettirerek, hamama getirmiştir.
Az önce yaşananlar bir kez daha tekrarlanır…
Hamamcı vezirler der, almak istemez… Padişah ise, ne olursun der, bastırır ve padişah galip gelir… Habib Babanın yıkanmakta olduğu odayı göstererek, genç padişahın kulağına fısıldar:
– Şu odada bir ihtiyar yıkanıyor. Sen de sar peştemali beline, gir yanına…
– Beraber sessizce yıkanın, bir an evvel çıkın… Ve ekler:
– Aman ha! Vezirler varlığınızı bilmesinler.
Sonra 4.Murad da Habib Babanın yanına süzülür. Beraber sessizce yıkanmaya başlarlar. Bu arada, hamamın büyük salonundan gelen tef, dümbelek, şarkı, türkü sesleri ortalığı çınlatmaktadır…
Habib Babanın gözü, genç hamam arkadaşının sırtına takılır. Biraz kirlenmiş gibi gelir ona… Allah hikmeti gereği dostuna, o yanındakinin tedbil-i kıyafet etmiş padişah olduğunu ilham etmemiştir…
Ve yanındakini, görüntüsüne uygun, kendi gibi fakir bir delikanlı zanneden Habib Baba yumuşak bir sesle konuşur:
– Evladım, der,
– Sırtın fazlaca kirlenmiş, müsaade edersen bir keseleyivereyim.
Padişah aldığı bu teklif karşısında şaşkınlaşır ve çok memnun olur…
Memnun olur, çünkü ömründe ilk defa biri ona, padişah olduğunu bilmeden, sırf bir insan olarak, karşılık beklemeksizin bir iyilik yapmayı teklif etmektedir.
Memnuniyetle Habib Babanın önünde diz çökerken:
– Buyur baba, der,
– Ellerin dert görmesin.
Bu arada içerideki alemin sesleri hamamı çınlatmaya devam etmektedir. Habib Baba, 4.Murad’ın sırtını bir güzel keseler… Fakat padişah kuru bir teşekkürle yetinmek istemez.. Ne de olsa insandır ve o da her insan gibi kendine yapılan iyiliklerin kölesidir.
– Baba, der,
– Gel bende senin sırtını keseleyeyim de ödeşmiş olalım. Habib Baba, teklifin kimden geldiğinden habersiz, tebessümle:
– Olur evlad, deyip, sultanın önünde diz çöker. Bu arada, Sultan Murad kese yaparken bir yandan da Habib Babayı yoklar, ağzını arar…
– Baba, der,
– Görüyormusun şu dünyayı… Sultan Murad’a vezir olmak varmış… Bak adamlar içerde tef, dümbelek hamamı inletiyorlar, sen ve ben ise burada iki hırsız gibi…
Habib Baba Sultan Murad’ın cümlesini tamamlamasına fırsat bile bırakmaz, kendi hükmünü söyler… Sultan Murad’ın Habib Babadan duydukları, ağzı açık bırakıp, keseyi elden düşürten cinstendir:
– Be evladım, der, Habib baba,
– Sultan Murad dediğin kimdir? Sen asıl Alemlerin Sultanına kendini sevdirmeye bak ki, O seni sevince sırtını bile Sultan Murad’a keselettirir…


Sayfamızda  dostluk sözleri anlamlı ve kısa, eflatun güzel sözleri, etkileyici bağlayıcı sözler, etkileyici sözler aşk, etkileyici sözler facebook, etkileyici çekici sözler, güzel sözler anlamlı, güzel sözler çok anlamlı, hazreti ömer den sözler, imamı gazali den sözler,    bulunmaktadır. 


HER ZAMAN ŞÜKRETMESİNİ BİLMELİYİZ


Tuğrul, annesinin sofraya getirdiği bulgur pilavını görünce, yüzünü buruşturdu. -Üç gündür aynı şey anne, diye şikâyet etti. Pilav, pilav, pilav…
Anne tabağı sofraya koyduktan sonra:
-Oğlum ne yapalım? Elimizde var mı ki sana çeşitli yemekler pişireyim… Paramız var mı ki istediklerini alayım…
Tuğrul gözlerini kıstı:
-Komşumuzun oğlu Ahmet’i biliyorsun anne… Evlerinde çeşit çeşit yemek çıkıyor. Mert de öyle, Selim de öyle… Üstelik hiç birinin cebinden harçlığı eksik olmuyor. Bıktım bu parasızlıktan. Benim onlardan farkım ne?
Annesi ağlamamak için başını arkaya çevirdi. Üzüntü dolu bir sesle:
-Oğlum, bu elimizde olan bir şey mi? Baban sonunda iyi kötü bir iş buldu. Kazancıyla kıt kanaat geçinip gidiyoruz. Hem sen başkalarına ne bakıyorsun? Onlar kadar zengin değiliz ki biz.
-Neden olmuyoruz, neden olamıyoruz ya? Hışımla sofradan kalktı.
-Ben bu yemeği yemiyorum! Hep aynı yemek! Bıktım! Pantolon desen yamalı yırtık! Gömlek desen eski püskü! Yeter ya!
-Oğlum Tuğrul! Nereye böyle? Tuğrul, eskimiş, yer yer boyası dökülmüş montunu sırtına geçirirken annesine boş gözlerle baktı, cevap vermedi. Kapıyı çektiği gibi çıktı. Zavallı anne bitkin ve kederli bir halde içini çekti önce… Sonra yanaklarına doğru birkaç damla yaş süzüldü. Peşinden bir hıçkırık… Sarsıla sarsıla ağlamaya başladı. -Ya Rabbim, ne olacak bu hâlimiz bizim? Bize yardım et. Hem ağlıyor, hem dua ediyordu. Zavallı kadın üzüntüsünden tek bir lokma bile yiyemedi. Tuğrul, elleri montunun cebinde ayaklarını sürüyerek çıktı evden. Zorla yürüyordu sanki. Bir yandan da söyleniyordu.
-Pilavmış, para yokmuş! Herkes hayatını yaşıyor, biz sürünüyoruz. Ah gözün kör olsun fakirlik! Gözleri önünde yürüyordu. Sanki bütün herkes kendisine bakıyor ve içten içe alay ediyordu. Sanki başını kaldırsa onu birbirlerine gösterip alay edeceklermiş gibi hissediyordu. Söylene söylene parka kadar gelmişti. Kafasını kaldırdı, oturacak bir yer aradı. Adımlarını sürüyerek parka girdi ve bankın birine oturdu. En azından biraz kendine gelirdi. Gözleri, ucu yırtılmak üzere olan ayakkabısına takıldı. Ayaklarını hafif içeri çevirerek gizlemeye çalıştı.
-İşe bak, dedi. Ayakkabı, ayakkabı değil, sanki pabuç. Bu sırada bir çocuk yanına yaklaştı.
-Boyayayım abi, dedi. İsteksiz bir tavırla çocuğu inceledi. Eli yüzü kapkaraydı. Elbiseleri lime limeydi. Lastik ayakkabıları vardı. Elindeki pabucu uzatmış, bekliyordu. Çocuk, Tuğrul’un manasız manasız baktığını görünce :
-Hişt abi, dedi. Boyayalım mı, dedim! Tuğrul ezgin bezgin gözlerini kaçırmaya çalıştı:
-Param yok ki, dedi. Hem şuna baksana, boyanacak neresi kalmış? Boyacı çocuk onun hâline acıdı ve yanına oturuverdi.
-İsmin ne abi senin? diye sordu. Tuğrul şaşkın bir tavırla ona baktı:
-Tuğrul, dedi. Ya seninki? -Benimki de Hasan… Kötü bir şey mi oldu abi? Derdini soran bir dost bulmak Tuğrul’u sevindirmişti. Anlatmaya başladı derdini, içini döktü. Hasan işini bıraktı, onu dinledi. Konuşması bitince Hasan:
-Hayatımız birbirine benziyor abi, dedi. Üstelik babam da yok benim. Evin tek erkeğiyim. Ama hâlimden şikâyetçi değilim. Buna da şükür. Sabahtan öğleye kadar okula gidiyor, okuldan gelince de boya sandığını alıp buralara geliyorum. Günde 10-15 ayakkabı boyuyorum. Az çok bir şey geçiyor elime. Kazandığımı da evin masraflarına harcıyoruz. Hâlimize şükrediyoruz. Sonuçta bizden beter olan da var, değil mi? Tuğrul şaşkın şaşkın bakarken Hasan kalktı.
-Gidiyorum abi, dedi. İstersen ayakkabını boyayayım, para almam.
-Sağol Hasan, dedi. Başka zaman inşallah. Hasan giderken arkasından baktı ve o an fark ettiği durum karşısında sanki başından aşağı kaynar sular dökülmüş gibi hissetti. Ayakları engelliydi Hasan’ın. Topallayarak, zar zor yürüyordu. Oysa kalkıp gidene kadar bunu hiç fark etmemişti. Kaldı ki, Hasan da bundan hiç bahsetmemişti. O an ister istemez gözleri kendi ayaklarına gitti; koşabildiği, atlayıp zıplayabildiği, sapasağlam ayaklarına. Babasız ve engelli bir çocuğun ailesinin ihtiyaçlarını karşılamak için gösterdiği bunca azim ve irade inanılmazdı. Asıl şimdi ezildiğini hissetti. Öyle değil mi idi ya? Neden, şu durumunda bile, daha beter durumda olan, hatta bir elbise bulamayıp tek giysiyle yaşayan, bir dilim ekmek için çöplükleri karıştıran kimseleri düşünerek haline şükreden Hasan kadar olamıyordu?
– Ne kadar da aptalım, diye hayıflandı. Hasan’ın hâline bak, şu halinde bile boyacılık yapıyor, parasını kazanıyor, bir de ev geçindiriyor. Bana ne oluyor? Yok, zengin olmakmış, yok para bulmakmış! Hem ben çalışmıyorum da! Rahatlığı bulmuşum, daha fazlasını istiyorum. Bana ne arkadaşlarımdan, Mert’ten Selim’den bana ne? Böyle düşündüğüne sevindi. İçi rahatlamış bir şekilde doğruldu. Hafiften kararmaya yüz tutmuş havaya baktı. Başını önüne eğip:
-Annemi bugün çok üzdüm, kalbini kırdım, dedi. Gidip gönlünü alayım, elini öpeyim. Ve acıktığını hissetti o an. Canı bulgur pilavı istiyordu. Bu değişikliğe hayret etti. Adımlarını sürüyerek, hâlinden utanç duyarak, fakirliğe isyan ederek geldiği yoldan, şimdi pişman bir şekilde, haline şükrederek dönüyordu.

Hadisler



Duaların sonunda Amin demek, alemler Rabbi Allah’ın, mü’min kullarının dillerindeki mührüdür. Hadis (İbn-i Adiyy).

-Hz Muhammed (S.A.V)




Allah katındaki değerlilik durumunu öğrenmek isteyen kimse, Allah’ın kendisinin yanındaki itaat ve saygınlık durumuna baksın... Hadis-i Şerif (Darekutni).

-Hz Muhammed (S.A.V)

Bütün inanlar hasedçidir. Ancak diliyle onu ifade ve eliyle de gereğini yapmadıkça hased, hasedçiye zarar vermez. Hadis (Ebu Nuaym)


Hadisi-Serifler

güzel sözler çok anlamlı, hadisi şerifler buhari, hadisi şerifler diyanet, hadisi şerifler en kısa, hadisi şerifler hz muhammed,



Biriniz Kur’anı hatmettiğinde şöyle dua etsin: Allah’ım, kabrimde yalnız kaldığımda korku ve yalnızlığımı (Kur’anla) gider. ..Hadis (Deylemi).


-Hz Muhammed (S.A.V)


Manidar Sozler


      • buddha ozlu sozler, caferi sadık'ın sözleri, dini bilgili sözler


        • Özlü Sözler
          Yumuşak konuş ki kalblerin kapıları açılsın;

          Sıcak kalbli ol ki,vicdanlar, senin düşüncelerine "buyur" etsin

          İhlaslı davran ki,tesirin sürekli olsun...

Bilge-Sozler

  • bilge sözleri anlamlı, bilge sözleri cemal safi, bilge sözleri

    Kaybedecek bir şeyi olmayanlardan korkmalısın. Çünkü onlar, kazanmak için herşeyi yaparlar.


Nasihatler



Çin Atasözü

Kopan bir ipe sımsıkı bir düğüm atarsanız, ipin en sağlam yeri artık bu düğümdür. Ama ipe her dokunuşunuzda canınızı acıtan tek nokta yine o düğümdür...
-Kişi Bilinmiyor


Mutlu olmayı yarına bırakmak, karşıya geçmek için nehrin durmasını beklemeye benzer... Nehir asla durmaz...
-Edward de Bono

Yarının bugünden daha iyi olacağı ümidiyle yetinmek yerine, hemen bugün yarın uyandığımızda kendimizi önceki günden biraz daha iyi hissetmemizi sağlayacak bir şeyler yapabiliriz.
-Voltaire

Uzun bir tartışma her iki tarafında haksız olduğunun delilidir.
-Epictetus

Yarın bambaşka bir insan olacağım diyorsun. Niye bu günden başlamıyorsun?
Miguel de Cervantes

Kalem aklın dilidir.
-Jean Paul Sartre

İnsanın özgürlüğü, kendisine yapılanlara karşı takındığı tavırda gizlidir.
-Jean Baptiste Racine

Başa kakılan bir iyilik daima hakaret yerini tutar.
-Goethe

Çiçeğin dikeni var diye üzüleceğimize, dikenin çiçeği var diye sevinelim.

 Napoleon Bonaparte

Ayrılık, küçük ihtirasları unutturur, büyükleri kuvvetlendirir.
-Don Herold

Hiçbir zaman çıktığın kapıyı hızla çarpma, geri dönmek isteyebilirsin.
-Friedrich von Schiller

Sevgi birliğe, bencillik yalnızlığa götürür.
-Daniel Defoe

İnsanlar hatalarını mutluyken değil ancak mutsuzken anlar.
Oscar Wilde

Nankör insan, her şeyin fiyatını bilen fakat hiçbir şeyin değerini bilmeyen kimsedir.
-Goethe

Aşk, imkansız birçok şeyi mümkün kılar.
-Tolstoy

Güzel olan sevgili değildir, sevgili olan güzeldir.
Honore de Balzac

Güzellik, çoğu zaman kusurları gizleyen bir örtüdür.
-George Jean Nuthar

Hiç kimse yumrukları sıkılıyken net düşünemez.
-Aristoteles

Sözün en güzeli, söyleyenin doğru olarak söylediği, dinleyenin de yararlandığı sözdür.
-Leonardo da Vinci

Insan ne kadar büyük ruhlu olursa, aşkı o kadar derin bir şekilde duyar.
-Moliere

En çok hoşumuza giden insan kendimize benzettiğimiz insandır.
-Ö M A

Hayatta en anlamlı kelime "BİZ", en anlamsız kelime ise "BEN" dir...
-Emile Chartien

Hiçbir şey bir fikirden daha tehlikeli değildir. Eğer o fikir sahip olduğunuz tek fikirse.
-Moliere

Yalnız yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan da sorumluyuz.
-Anonim

Size ne yapacağınızı söyleyebilirler ama ne düşüneceğinizi asla.
-Denis Diderot

Azla mutluluk çokla didişmekten iyidir.
-J.J. Ronsein

İnsan düşünmek, inanmak daha da önemlisi sevmek için dünyaya gelmiştir.
-Eskhylos

İyi yaşamak değil, yaşamayı iyi bitirmek. İşte gerçek mutluluk budur.
-Montaigne

Elin yaptığı herhangi bir şeyi bir başka el yıkabilir.
-Charles Buxton

Çok kere en kuvvetli tenkit ses çıkartmamaktır.
-William Shakespeare

Korkaklar ecelleri gelmeden birkaç kere ölürler. Cesurlar ölümü bir kere tadarlar.
-La Fontaine

Hiçbir zafere çiçekli yollardan gidilmez.
-Aristophanes

Ne yaparsan yap. Yengeç yengeçtir. Doğru yürümez...
-Marcus Porcius Cato

Aptallar akıllılardan pek az şey öğrenirler. Ama akıllılar aptallardan çok şey öğrenirler.
-Campbell

Alışkanlıklar bırakılmazsa zamanla ihtiyaç halini alırlar.
-Benjamin Franklin

Bir bugün iki yarına bedeldir...
-La Fontaine

Ölü bir imparator olmaktansa yaşayan bir dilenci olmak daha iyidir.
-Mary Shelley

Acaip şeyler, acaip düşüncelerden doğar...
-Eflatun Plato

Konuşma insanın aklını kullanma sanatıdır.
-Moliere

İnsan, güldüğü kadar insandır...
-Konfüçyüs

Gölgesiz mutluluk olmaz, bak güneşte bile leke var.
-Fatih Sultan Mehmet

Yerinde söz söylemesini bilen, özür dilemek zorunda kalmaz.
-Moliere

Beni isterseniz dövün, ama bırakın istediğim kadar güleyim.
-Victor Hugo

Gecenin en karanlık anı şafak sökmeden az öncedir.
-Bechstein

Dostu olmayan insan en yoksul insandır.
-Andre Gide

Anı yazmak, ölümün elinden bir şey kurtarmaktır.
-Epictetus

Sahip olmadığı şeylere üzülmeyen, sahip olduklarına sevinen insan, akıllı bir insandır.
-Albert Einstein

Düşlemek bilmekten daha önemlidir.
-William Shakespeare

İyi yada kötü bir şey yoktur. Biz düşüncemiz ile iyi ve kötüyü yaratırız.
-Abraham Harold Maslow

Elinde çekiç olan kişi herşeyi çivi olarak görür.
-James B. Conont




Sayfamızda büyüklerden hikmetli sözler, büyüklerden nasihatler, dini bütün sözler, dini nasihatler dinle, dostluk sozleri guzel, edepli sözler, evliyadan nasihatler, evliyalardan nasihatler, gençliğe nasihatler, hikmetli sözler, kıymetli nasihatler, nasihat dolu sözler, nasihatlar, bulunmaktadır. Sayfamıza Yorum yazarak bizlere fikir önerebilir destek olabilirsiniz 

Caferi Sadık Sözleri




büyüklerden hikmetli sözler, büyüklerden nasihatler, caferi sadık güzel sözleri
Cimri, haram yoldan mal kazanan ve onu yerinde harcamayan kimsedir.

-Caferi Sadık


Haram yoldan çok kazanmak rızkın bereketini yok eder.

-Caferi Sadık

Kötü ahlak, yoksulluk getirir.

-Caferi Sadık

Kardeşlerini takvaları miktarınca sev.

-Caferi Sadık

Üç kez öfkelendiği halde sana kötü söz söylemeyen dostu, kaybetme!

-Caferi Sadık

Bir zaman gelir ki, samimi arkadaş ve helal paradan daha nadir hiçbir şey bulunmaz.

-Caferi Sadık

İnsanlar şu üç şeyden kurtulursa, huzura kavuşurlar: Kötü dil, kötü el ve kötü davranış.

-Caferi Sadık

Üç şeyde herkes kendisinin haklı olduğunu söyler: İnandığı dinde, kendisine galip olan heva ve heveste ve işlerinde tedbirde.

Üç kimseyi, ancak üç yerde tanımak mümkün olur; Yumuşak olanı, öfkelendiğinde; yiğidi, savaşta; kardeşi, kendisine muhtaç olunduğunda.

-Caferi Sadık

Üç şeyden uzaklaşan üç şeye ulaşır: Şerden uzaklaşan izzete, Kibirden uzaklaşan saygınlığa, Cimrilikten uzaklaşan da şerefe.

-Caferi Sadık

Kim şu üç şeyde gevşek davranırsa mahrum kalır: Cömertten bir şey istemek, alimle arkadaş olmak ve adil sultanın ilgisini kazanmak.

-Caferi Sadık

Kim şu üç şeye sarılırsa dünya ve ahiret dileklerine kavuşur: Allah’a sığınmak, ilahi takdire razı olmak ve Allah’a karşı hüsn-ü zanda bulunmak.

-Caferi Sadık

Üç şeye güvenen aldanır: Olmayacak sözleri tasdik etmek, güvenilmeyen insanlara bel bağlamak ve elde edilmeyecek şeye göz dikmek.

-Caferi Sadık

Üç şey, kişinin kerem sahibi olduğunu gösterir: Güzel ahlak, öfkeyi yenmek, haramlara bakmaktan kaçınmak.

-Caferi Sadık

Herkes şu üç şeyden kaçınmalıdır: Kötülere yaklaşmak, kadınlarla konuşmaya dalmak ve bid’at ehli ile oturup kalkmak.

-Caferi Sadık

Dünyaya ilgi göstermek gam ve üzüntü doğurur. Dünyaya ilgisizlik kalp ve bedenin rahatlığına sebep olur.

-Caferi Sadık

Mü’min dünyada garipir. Dünyada horlanmaya karşı sabırsızlık göstermez; dünya üstünlüğü hususunda onun ehli ile rekabet etmez.

-Caferi Sadık

Korkulu ve ümitli olmadıkça mi’min olamazsın. Korktuğun ve ümit ettiğin şey için amel etmedikçe de korkulu ve ümitli olamazsın.

-Caferi Sadık

Mü’minin dostu ilim, yardımcısı olgunluk ve hilim, ordusunun komutanı sabır, kardeşi halkla iyi geçinme, babası ise yumuşaklıktır.

-Caferi Sadık

Babalarınıza iyilik edin ki, çocuklarınız da size iyilik etsinler. Halkın hanımlarına karşı iffetli davranın ki, hanımlarınız da iffetli olsunlar.

-Caferi Sadık

Öfke hekimin bilinç sahibinin kalbini mahveder. Öfkesine hakim olmayan, aklına da hakim olmaz.

-Caferi Sadık

Körükörüne amel eden kimse, doğru yolda yürümeyen kimseye benzer. Süratle gidişi, onu hedefinden uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramaz.

-Caferi Sadık

Bana en sevgili olan kardeşim, kusurlarımı bana hediye eden hatırlatan kimsedir.

-Caferi Sadık

Borç, geceleri üzüntü kaynağı, gündüzleri ise zillet vesilesidir.

-Caferi Sadık

Üç sıfat kimde olursa, oruç tutan ve namaz kılan birisi olsa bile münafıktır: Yalan konuşan, sözünde durmayan ve emanete hıyanet eden.

-Caferi Sadık

İleri görüşlü olmak üç şeyledir: Kendisinden üstekilere hizmet etmek, babaya itaatta bulunmak ve efendisine karşı tevazu göstermek.

-Caferi Sadık

Şaka yapmaktan sakının. Çünkü, şaka yapmak, düşmanlık getirir, kin doğurur; aynı zamanda küçük bir sövüştür de.

-Caferi Sadık

Üç özellik büyüklüğün mayasıdır: Öfkeyi yenmek, kötülük yapanı affetmek, mal ve canla insanlara iyilik yapmak.

-Caferi Sadık

Kızlar iyilik, oğlan çocuklar ise nimettirler. İyiliğe karşı sevap verilir, nimetlerden ise sorguya çekilir.

-Caferi Sadık

Dostlar üç kısımdır: Birincisi, kendisine sürekli ihtiyaç duyulan yemege benzer; işte bu akıllı kimsedir. İkincisi (bazı vakitler insanı yakalayan) dert gibidir; bu da ahmak kimsedir. Üçüncüsü ise (derdi tedavi eden) ilaç gibidir; bu da mütefekkir kimsedir.

-Caferi Sadık

Cehalet üç şeyledir: Arkadaşları değiştirmek(salih arkadaşları), sebebini açıklamadan dostlarla çekişme ve faydasız şeyleri araştırmak.

-Caferi Sadık

Şu üç şey pişmanlık getirir: Övünmek, iftihar etemk ve üstünlük hususunda tırtışmak.

-Caferi Sadık

Üç şey hayatı karartır: Zalim hükümdar, kötü komşu ve ağzı bozuk kadın.

-Caferi Sadık

Bütün insanlar şu üç şeye muhtaçtır: Emniyet, adalet ve refah.

-Caferi Sadık

İnsanan dostu şunlardır: Uyumlu hanım, iyi evlat ve halis arkadaş.

-Caferi Sadık

En iyi ibadet, Allah’ı tanımak ve O’na tevazu etmektir.

-Caferi Sadık

Allah’tan korkmak, yeterli bir ilimdir. O’na karşı olmak ise tam bir cehalettir.

-Caferi Sadık

Şeytan’ın kadın ve öfkeden daha güçlü bir askeri yoktur.

-Caferi Sadık

Kurtuluş üç şeyledir: Dilini tutman, evinde oturman ve işlediğin günahlara karşı pişmanlık duyman.

-Caferi Sadık

Suçlanacak yerde duran kimse kendisine kötü zanda bulunan kimseyi kınamamalıdır.

-Caferi Sadık

Üç şey insanın ayıplanmasına sebep olur: Haset, laf taşımak ve başıboşluk.

-Caferi Sadık

Dağları harekete geçirmek, kalpleri harekete geçirmekten daha kolaydır.

-Caferi Sadık

Kim öfke, tamah, korku ve şehvet halinde nefsine hakim olursa, Allah onun bedenine cehennem ateşini haram kılar.

-Caferi Sadık

Dünya işlerin düzeldiğinde, dininden kork.

-Caferi Sadık

Kim hain birisinin yanına bir emanet bırakırsa, Allah onu korumaya kefil değildir.

-Caferi Sadık

İman kalptedir, yakin ise ilhamlardır.

-Caferi Sadık

Üç şey düşmanık getirir: Nifak, zulüm ve bencillik.

-Caferi Sadık

Kim selam vermeden önce konuşursa, cevabını vermeyin.

-Caferi Sadık

Selam vermek müstehaptır; almak ise farzdır.

-Caferi Sadık

Üç şey muhabbet doğurur: Din, tevazu ve bahşiş.

-Caferi Sadık

Birbirinizle tokalaşın. Çünkü tokalaşmak kini yok eder.

-Caferi Sadık

İki kişiyi geçen her söz ifşa olur.

-Caferi Sadık

Bir işi incelemekte aşırı hassasiyet göstermek ayrılığa; eleştiri , düşmanlığa; sabırsızlık , rezilliğe ; sırrı ifşa etmek, alçalmaya sebep olur. Cömertlik zekanın cimrilik ise gafleti alametidir.

-Caferi Sadık



Sayfamızda büyüklerden hikmetli sözler, büyüklerden nasihatler, caferi sadık güzel sözleri, caferi sadik sozleri, caferi sadık sözleri, caferi sadık'ın sözleri, dini bütün sözler, dostluk sozleri guzel, edepli sözler, hikmetli sözler, imam caferi sadik sozleri, imam caferi sadık sozleri, imam caferi sadık'ın sözleri, bulunmaktadır. Sayfamıza Yorum yazarak bizlere fikir önerebilir destek olabilirsiniz 

Geleceğe Dair Sozler


  • İyice tanımadan hiçbir insana bağlanma. Unutma; gerçek sevgi tanıdıkça büyüyen sevgidir. !
  • Ne dua'lar kurtarır bizi artık, ne de zaman. Unutabilmek gerek bazen, ağlamadan.
  • Bilgi cesaret verir, cehalet küstahlık.
  • Yitirdiğin servetinse dönüp arkana bakma! Sevdiğin vefasızsa, unut kafana takma! Ama yürekten sevenin varsa onu asla bırakma.
  • Seni özledim diyorsam ; Bil diye değil , gel diye.
  • İnsan hakikat ile hayali birbirine katık ederek yaşar. Ayağımız yerde iken ; Gözlerimiz göktedr!
  • Bir kadının Hassas oldugu 3 şey vardır ; Gururu , Namusu ve Yüregi. Sakın Gururunu incitmeyin. Namusuna laf Etmeyin ve sevgisini Kazandıysanız eger , O yürekten Hiç gitmeyin...
  • Bir gün benden şikayet ettiğin ne varsa, Özleyeceksin!
  • Suskunluk soylu bir meydan okumadir. Ama soysuz insanlara işlemez..!
  • Hayatta en Tehlikeli şeylerden bir tanesi Gururu kırılmış Kadındır.
  • Aşk zamansız gelen bir misafir çocuğu gibidir. Gelir dağıtır ve gider; sesini dahi çıkaramazsın.
  • DÜNYADA ÜÇ ÇEŞİT İNSAN VARDIR; Değişimi meydana getirenler. Değişimin oluşmasına imkan sağlayanlar. Olanları hayretle izleyenler.
  • Ressama sormuşlar mutluluğun resmini çizebilir misin diye. Ressam demiş ki; ben çizerim de sen anlayabilir misin ?
  • Bugün seni yarım bırakmış insanlar için üzülüp ağlayacağına, Yarın seni düşünücek tam insanları düşün ve sevin.
  • Her Insan bir başka insanın hayatında bir biblodur. Isteyince başucuna koyulan, sıkılınca rafa kaldırılan!
  • Sevişmekten bedeni moraran değil, Sevdiğini söylerken yüzü kızaran insanlara layıktır aşk...
  • Yeryüzündeki tek gerçek mutluluk, kendi sahte kimliğimizin zindanından kaçabilmektir.
  • Üzülme, kaybetme sanatını öğrenenler, yaşama katlanabilme yeteneğini geliştirirler!
  • İyi Bir Evliliğin İki Şeye Bağlı Olduğunu Sakın Unutma; Birincisi Doğru İnsanı Bulmak, İkincisi Doğru İnsan Olmak.
  • Bu benim inancım: Mutluluk tek iyilik; akıl tek meşale; adalet tek ibadet, insanlık tek din, ve sevgi tek rahip.
  • Güzelliğine güvenme bir sivilce yeter, malına güvenme bir kıvılcım yeter. Rabbine güven herşeye yeter.
  • Kör bir kuyuda umut ışığıdır yaşamak Düşleri gerçek yapmak Gökten yıldızlar çalmak...
  • Tembel ve Fakir olmak daima ayıplanmıştır. Bundan dolayı herkes Fakirliği başkalarından ve tembelliği de, kendinden saklamaya Büyük özen gösterir...
  • Erkeğin fazla para harcayarak elde ettiği kadınla,Kadının fazla makyaj yaparak elde ettiği adam;Aynı sezonun mallarıdır.
  • Sana ihanetin adını sorduğumda, adı yok demiştin.Şimdi ben son sözümü söylüyorum.unutma! İhanetin adı yoksa AFFI DA yoktur.
  • Uyuman gerekir uykun kaçar. sevmen gerekir aşkın kaçar. mutlu olman gerekir heyecanın kaçar. kaçanı yakalayınca tadı kaçar...
  • Bir insanın değişebileceğine inanıyorsanız ya aptalsınızdır ya da kendi kendinizi kandırmaya çalışacak kadar çaresiz !
  • Saygıda asalet.. Sevgide şefkat vardır. Hoşgörüde hürmet.. Susmakta hikmet vardır. Dostlukta minnet.. Aşkta sadakat vardır!
  • Nasip; İstenen değil, hep verilen. Nasipse gelirmiş Çin'den Yemen'den...Nasip değilse; Senin olsa bile kayar gidermiş elinden.