dini bütün sözler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dini bütün sözler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ibretlik hikayeler hamal

İbretlik Hikaye - Hamal

Hamalsan 2 şey önemli oluyor senin için ancak sırtına aldığın yükle Bugün misafeyi aşabilirsen karşılığını alabiliyorsun bunu düşünüyordum yanımdaki hamalda yola çıktık ihtiyar de kendinden büyük bir yük almıştı benim sırtımda ise birkaç bavul vardı Sadece onunkinin çeyreği

 Diyordun ki içimden çok gitmeden kırılırsa titreyen bacakları yükleyelim sırtındaki yükün yarısını

Nitekim Çok geçmeden dedi ki Mola vakti gel biraz dinlenelim
Ne molası dedim onu hayretle

Ben daha terleme diyim sözünün aldığımı değil Bildiğin çöktü sağlarken yükünün ipini Sen de dinlen Hadi dedi benim canım sıkılmıştı bu işe genç olduğunu ondan kuvvetli olduğunu bunun gibi bir morukl yola çıkmanın ne büyük hata olduğunu  Kafamın içinde uçuş ağını karasinekler sustu çöküp kaldığın kayış kolundan çıktı sırtındaki bavullar kaydı ne kadar zaman geçtiğini fark etmedim Uyumuştum da uyandın mı yoksa bayılmış mıydım da ayrıldın mı Anlamadım Baktım kendi kocaman yükünün üzerine benim bavullarını da bağlamıştı küçük Çatma bir an önce su koyun dudağım adayıdır içtim Sonra koluna girerek Haydi kalk dedi bana yazsan Ağır gider ve bir süre sonra yine dinleniriz dediğini yaptı onun yüzünden güç aldığın Ama asıl anlattıkları iyi geldi bana en yılların hamalıyım dedi nice Pehlivanlar yapılan adamlar gördüm dinlenmek istemediklerinden yükleri ile birlikte kendilerinde toprağın Serdi sonunda yolda gördüğünüz sıçılmış kuru kemiklerin anlattığın biz bu insanlara ait 21 yükü taşımak bizim işimiz altında ezilmek değil unutma ki sen yükünü hafifletiyor olursun belki günün birinde şekli değişir belki o günleri Ben göremem Ama sen kavuşmuşsun o zamanlara Aman ha kafanın içinde de akşamları bırak ve hafif sabah dinlenmiş olarak yeniden tekrar taşırsın yükünü bizim işimiz bugünü yarına taşımak bugünün altında yok olmak değil Çünkü Yarınlarda Bizi bekleyenler var yaşadıklarımızı bekleyenler var.

<<< Bu Yazı için Arama Sonuçları  >>> 

Blogger Resimli Yukarı Kayan Son Yorumlar , Blogger Son Yorumlar Eklentisi , Blogger Resimli Son Yorumlar Widget , Aşağıdan Yukarı Kayan Yorumlar , Blogger Kayan Yorum Ekleme


ibretlik-hikayeler-mutlu-isci-kazanan-patron

ibretlik-hikayeler-mutlu-isci-kazanan-patron

Mutlu işçi, kazanan patron

*Bir yazılım firması olan BMC´nin Houston´daki cam kulelerinde her katta geniş bir mutfak bulunuyor. Çalışanlar içi tıka basa taze meyve, patlamış mısır, soda, sandviç vs. dolu buzdolabından istediklerini seçip ücretsiz olarak alabiliyorlar. Kendi kahvelerini istedikleri gibi, damak tadlarına göre hazırlayabiliyorlar. Koridorlarda ise masaj salonunun yerini gösteren okları gören konuklar çok şaşırıyor. Giriş katında bir piyanist Steinway´in huzur veren müziği ile her sabah çalışanları selamlıyor. Bir görevli çalışanların arabasını yıkayıp, yağını değiştiriyor.
*San Francisco´daki BusinessBots isimli yazılım firması, çalışanları için heykel kursları düzenliyor. Bu firma haftada 60 saat çalışan elemanlarının fazla çalışmasından şikâyetçi, onların dışarıda daha fazla zaman geçirmesini istiyor. Bu yüzden haftada yarım gün isteyen kendi kendine izin verip işe gelmiyor.
*Roper Strarch Worldwide isimli araştırma firması, çalışanların % 38´inin ayni işyerinde çalışan biriyle çıktığını gösteriyor. Amerika’nın unlu yazılım firmalarından SAS bekâr elemanları yeni insanlarla tanıştırmayı amaçlayan, şirket içindeki ´minele´ adli grubu destekliyor.
*Amerika’nın en iyi 100 şirketinden 46´sı çalışanlarını aksam evde yemek pişirme zahmetinden kurtarmak için onlara evlerine alıp götürebilecekleri hazır yemekler sunuyor.
Google´dan sonra pek çok firma iş ortamlarını benzer şekilde iyileştirmeye başladı.

ibretlik-hikayeler-sevgi-dersi

Sevgi-Dersi-ibretlik-Hikaye

Sevgi Dersi- İbretlik Hikaye

Küçük oğlumuz annesine geldi ve ona elindeki kağıdı uzattı.
Annesi elini önlüğüne kuruladıktan sonra kağıdı okumaya
başladı:
Çimleri biçtiğim için 5 dolar.
Bu hafta odamı temizlediğim için 1 dolar.
Alışverişe gittiğim için 50 sent
Küçük kardeşime baktığım için 25 sent.
Çöpü döktüğüm için 1 dolar.
İyi bir karne getirdiğim için 5 dolar.
Bahçeyi temizlediğim için 2 dolar.
Toplam borç:14 dolar 75 sent.
Annesi umutla kendisini süzen oğlumuza baktı.Eline bir kalem aldı,
kağıdın arka yüzünü çevirdi ve şunları yazdı:
Seni 9 ay karnımda taşıdım,Bedava,
Hasta olduğunda başını bekledim,elimden geleni yaptım
Bedava,
Senin için dua ettim
Yıllar boyu senin için değişik nedenlerle göz yaşı döktüm
Bedava,
Senin için geceler boyu kaygı duyup,uykusuz kaldım Bedava,
Oyuncaklarını topladım,yemeğini hazırladım, giysilerini yıkadım,
ütüledim Bedava,
Ve oğlum bunların hepsini topladığın zaman gerçek
sevginin bedelinin olmadığını görürsün Bedavadır çünkü.
Oğlumuz annesinin yazdıklarını okuyunca gözleri doldu.
Annesine baktı ve “Anneciğim,seni seviyorum.”Dedi.
Sonra annesinin elinden kağıdı aldı ve büyük harflerle şunları yazdı:
“HEPSİ ÖDENMİŞTİR!”

ibretlik-hikaye-Namazda-Vurulmak

ibretlik-hikaye-Namazda-Vurulmak

Namazda Vurulmak
Rasul-i Ekrem s.a.v.'in de hazır bulunduğu 'Zâtü'r-Rika' gazvesindeki bir çarpışmada, müslümanlardan biri müşrik bir adamın muharebe yerinde bulunan karısını öldürmüştü. Kadının kocası da misilleme olarak mutlaka bir müslüman öldürmeye yemin etmişti. Rasulullah s.a.v. ve arkadaşlarının peşinden onları izlemeye başladı. Allah Rasulü akşam üstü bir yerde konaklama hazırlığı yaptı ve yanındakilere sordu:
- Bu gece istirahatimizde bize kim bekçilik yapacak?
Muhacir ve Ensar'dan iki adam cevap verdiler:
- Ya Rasulallah, biz sizler için nöbet tutarız.
- Öyleyse şu vadinin giriş kısmında bekleyin.
Bu iki gönüllü, Ammar b. Yâsir ile Abbâd b. Bişr idiler. Gece nöbetine duracakları sırada Ensar'dan olan Abbâd, Muhâcirler'den olan Ammar'a:
- Gecenin hangi bölümünde nöbette olmamı istersin? diye sordu. O da:
- Gecenini ilk bölümünde benim yerime sen bakıver, dedi.
Bu karardan sonra Muhacir, kendi nöbeti gelinceye kadar arkadaşının yanına uzanıverdi. Nöbetteki Ensar da, vaktin değerlendirmek için gece namazına durdu.
Meğer karısı öldürülen müşrik herif de, o sırada yakınlardaydı. Namazda duran adamı farketti ve onun nöbette olduğunu anladı. Bir ok atıp sapladı ve atmaya devam etti. Nöbetçi sahabi üçüncü okla ağır yaralanmıştı. Derhal rükû ve secdeleri yapıp namazının tamamladı ve arkadaşını uyardı:
- Kalk artık kalk! Ben yaralandım arkadaş, hareketten kesildim!..
Arkadaşı yerinden fırlayınca, okçu müşrik de korkup uzaklaştı. Yaralı arkadaşının durumunu gören Muhacir hayretle sordu:
- Fesubhanallah! Sana ilk ok atılanca beni uyandırsaydın ya!
- Okumakta olduğum bir surenin ortalarında idim. Onu kesmek istemedim. Eğer Rasulullah'ın bize verdiği nöbetçiliğe zarar gelmeyecek olsaydı, canım çıkasıya okuduğum sureyi kesmezdim.

Namazi-geciktiren-genc

Namazi-geciktiren-genc

Namazı geciktiren genç
Manifaturacılık yapan bir genç vardı. İşlerinin çokluğunu bahane ederek, namazlarını hep son vaktine bırakırdı. Dükkânın yakınındaki camide, vaktin çıkmasına az zaman kala namazlarını yetiştirirdi. 

Bir gece, kan ter içinde kalmıştı. Rüyasında ölmüş, hesap için mizan başına getirmişlerdi. (İbadetlerimi yaptım, haram işlemedim, hesabım kolay geçer) diye ümit ediyordu. Melekler önce iman ve doğru itikat aradılar, hemen önlerine geldi. Sonra namaza sıra geldi; fakat aradılar, bir türlü bulamadılar. 

- Ben hiçbir namazımı kazaya bırakmadım, mutlaka bulmanız lazım,diye feryat ediyordu. 

Nihayet melekler, 

- Kusura bakma, sana ait bir tek namaz bulamadık. Şimdi seni cehenneme atacağız, diyerek yüksek bir dağa çıkardılar. Genç çırpınarak, 

- Hayır, bunda bir yanlışlık var,  ben hiç namazlarımı bırakmadım, dediyse de dinlemediler, dağın tepesinden, aşağıda olan cehenneme fırlattılar. O şiddetli korkuyla, dizlerinin bağı çözüldü, birden karşılarına nur yüzlü bir zat çıktı, düşerken havada yakalayıp, 

-Ben senin kıldığın namazlarım, dedi. 

Genç heyecanla, 

- Ben çok perişandım, az sonra cehenneme düşecektim, niye bu kadar geç kaldın? diye sordu. 

O da, 

- Sen de beni hep son vakte bırakırdın, dedi. 

Genç o günden sonra vakti girer girmez namazlarını kılmaya başladı.

Sabaha-Kadar-Namaz-Kil-Hatırlarsin

Sabaha-Kadar-Namaz-Kil-Hatırlarsin

Sabaha Kadar Namaz Kıl Hatırlarsın

Adamın biri parasını sakladığı yeri unutmuştu. Ne kadar düşündü ise günlerce aramasına rağmen parayı sakladığı yeri bir türlü hatırlayamıyordu. Benim bu derdime bir çare bulursa o bulur diyerek doğru imam-ı  azam hazretlerinin huzuruna gitti.

İmam-ı  azam dedi ki:

“Bu senin meselen fıkıhla ilgili değil ama, yine de sana bir akıl vereyim: Sen git bu gece sabaha kadar namaz kıl, ümit ediyorum ki, paranı koyduğun yeri hatırlarsın.”

Adam o gece sabaha kadar ibadet etmeye karar verip abdest aldı, namaz kılmaya başladı. Daha gecenin yarısı bile olmadan parayı koyduğu yeri hatırladı. Namazı bıraktı, doğru parayı koyduğu yerden alıp yattı.

Sabah olunca imam-ı azama, (Allah senden razı olsun, bu derdime de çare buldun. Daha gecenin yarısında parayı koyduğum yeri hatırladım) deyince, Hazret-i İmam, (Keşke sabaha kadar ibadete devam etseydin. Çünkü şeytan senin sabaha kadar ibadet etmene tahammül edemediği için daha gecenin yarısında sana hatırlatmış. Sabaha kadar da şükür namazı kılsaydın daha iyi ederdin. Sen parayı bulunca namazı bıraktın) dedi.

Sen-Namaz-Kılmış-Olmadin

Sabaha-Kadar-Namaz-Kil-Hatirlarsin

Sen Namaz Kılmış Olmadın

Resulullah (s.a.v.) Efendimiz, bir gün mescitte ashabıyla birlikte otururken, isni Hallad olan, yeni öğrenmiş bir bedevi zat girdi. Rüku ve secdesini tam yapmadığı bir namaz kıldı.
Sonra huzura gelerek selam verdi. Resulullah Efendimiz selamını aldı ve. 
- Dön namazını tekrar kıl, buyurdu. 
O zat dönerek, önceki kıldığı gibi namazını tekrar kıldı. Resul-i Zişan (s.a.v.), 
- Dön tekrar kıl; çünkü sen, namaz kılmış olmadın!, buyurdu. 
Bu hal üç defa tekerrür edince Hallad (r.a.) : 
- Ya Resulullah! Seni hak ile gönderen Allah'a yemin olsun ki, ancak bu kadar biliyorum, doğrusunu bana öğretirmisin? dedi. 
Bunun üzerine Efendimi z (s.a.v.): 
- Namaz kılmak isteyince güzelce abdest al, kıbleye dön, iftitah tekbirini al, kolayına geldiği kadar Kur'an oku, sonra rükua varıp sukunet buluncaya kadar dur. Sonra başın büsbütün doğruluncaya kadar ayakta kal, sonra secdeye varıpmutmain oluncaya kadar dur, başını kaldırıp hareketsiz kalıncaya kadar otur. Bunları bütün namazlarda böylece yaparsan namazın tam olur, bundan neyi eksiltirsen namazı eksiltmiş olursun, buyurdu.

ibretlik-hikaye-sen-namazi-kaza-et



ibretlik-hikaye-sen-namazi-kaza-et

Sen Namazı da Kaza Et 

Zahid olarak bilinen fakat riyakâr olan biri, padişahın misafiri olmuştu. Sofraya oturduklarında, her zaman yediğinden daha az yedi. Namaza kalktıklarında her zamankinden daha yavaş kıldı. Padişahın, kendisini takdir etmesini istiyordu.

Evine dönünce sofra kurdurdu, yemek istedi. Anlayışlı bir oğlu vardı. Babasına,

-Sultanın ziyafetinde bir şey yemedin mi baba? diye sordu.

-Onların önünde ayıplamasınlar diye işe yarayacak kadar bir şey yemedim, dedi.

Çocuk cevap verdi,

-Öyleyse baba sen namazı da kaza et! Çünkü onu da işe yarayacak gibi kılmamışsındır!.

Bilge-Sozleri

dostluk sozleri guzel, edepli sözler, hikmetli sözler,


İyi bir insan öldüğünde ona ağlamayın. Asıl onu kaybeden topluma ağlayın.




Sevginin kurduğu devleti adalet devam ettirir.

Erdemlerin en büyüğü bilimdir.

Yalancı bilge, kalp akçe gibidir.

Uzun konuşanı kısa dinlemek lazım.

Bir eylemin ahlaklı olduğunu bilip de ona uygun davranmayan kişi, o eylemin ahlaklı olduğunu bilmeden ahlaklı davranan kişiden daha üstündür.

Evvela doğruyu bilmek gerektir; doğru bilinirse yanlış da bilinir ama evvelâ yanlış bilinirse doğru bilinmez.

Hz Omer (r.a)



İnandığınız gibi yaşamazsanız yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız.
-Hz Ömer(r.a)


Şu ümmet için en çok korktuğum şey, dili ve sözleri ile âlim; kalbi ile cahil olan kimselerdir.
-Hz Ömer(r.a)

Adalet mülkün temelidir.
-Hz Ömer(r.a)

İnsanları düzeltebilmemiz için önce kendimizi düzetmemiz gerekir.
-Hz Ömer(r.a)

Geleceğe Dair Sozler


  • İyice tanımadan hiçbir insana bağlanma. Unutma; gerçek sevgi tanıdıkça büyüyen sevgidir. !
  • Ne dua'lar kurtarır bizi artık, ne de zaman. Unutabilmek gerek bazen, ağlamadan.
  • Bilgi cesaret verir, cehalet küstahlık.
  • Yitirdiğin servetinse dönüp arkana bakma! Sevdiğin vefasızsa, unut kafana takma! Ama yürekten sevenin varsa onu asla bırakma.
  • Seni özledim diyorsam ; Bil diye değil , gel diye.
  • İnsan hakikat ile hayali birbirine katık ederek yaşar. Ayağımız yerde iken ; Gözlerimiz göktedr!
  • Bir kadının Hassas oldugu 3 şey vardır ; Gururu , Namusu ve Yüregi. Sakın Gururunu incitmeyin. Namusuna laf Etmeyin ve sevgisini Kazandıysanız eger , O yürekten Hiç gitmeyin...
  • Bir gün benden şikayet ettiğin ne varsa, Özleyeceksin!
  • Suskunluk soylu bir meydan okumadir. Ama soysuz insanlara işlemez..!
  • Hayatta en Tehlikeli şeylerden bir tanesi Gururu kırılmış Kadındır.
  • Aşk zamansız gelen bir misafir çocuğu gibidir. Gelir dağıtır ve gider; sesini dahi çıkaramazsın.
  • DÜNYADA ÜÇ ÇEŞİT İNSAN VARDIR; Değişimi meydana getirenler. Değişimin oluşmasına imkan sağlayanlar. Olanları hayretle izleyenler.
  • Ressama sormuşlar mutluluğun resmini çizebilir misin diye. Ressam demiş ki; ben çizerim de sen anlayabilir misin ?
  • Bugün seni yarım bırakmış insanlar için üzülüp ağlayacağına, Yarın seni düşünücek tam insanları düşün ve sevin.
  • Her Insan bir başka insanın hayatında bir biblodur. Isteyince başucuna koyulan, sıkılınca rafa kaldırılan!
  • Sevişmekten bedeni moraran değil, Sevdiğini söylerken yüzü kızaran insanlara layıktır aşk...
  • Yeryüzündeki tek gerçek mutluluk, kendi sahte kimliğimizin zindanından kaçabilmektir.
  • Üzülme, kaybetme sanatını öğrenenler, yaşama katlanabilme yeteneğini geliştirirler!
  • İyi Bir Evliliğin İki Şeye Bağlı Olduğunu Sakın Unutma; Birincisi Doğru İnsanı Bulmak, İkincisi Doğru İnsan Olmak.
  • Bu benim inancım: Mutluluk tek iyilik; akıl tek meşale; adalet tek ibadet, insanlık tek din, ve sevgi tek rahip.
  • Güzelliğine güvenme bir sivilce yeter, malına güvenme bir kıvılcım yeter. Rabbine güven herşeye yeter.
  • Kör bir kuyuda umut ışığıdır yaşamak Düşleri gerçek yapmak Gökten yıldızlar çalmak...
  • Tembel ve Fakir olmak daima ayıplanmıştır. Bundan dolayı herkes Fakirliği başkalarından ve tembelliği de, kendinden saklamaya Büyük özen gösterir...
  • Erkeğin fazla para harcayarak elde ettiği kadınla,Kadının fazla makyaj yaparak elde ettiği adam;Aynı sezonun mallarıdır.
  • Sana ihanetin adını sorduğumda, adı yok demiştin.Şimdi ben son sözümü söylüyorum.unutma! İhanetin adı yoksa AFFI DA yoktur.
  • Uyuman gerekir uykun kaçar. sevmen gerekir aşkın kaçar. mutlu olman gerekir heyecanın kaçar. kaçanı yakalayınca tadı kaçar...
  • Bir insanın değişebileceğine inanıyorsanız ya aptalsınızdır ya da kendi kendinizi kandırmaya çalışacak kadar çaresiz !
  • Saygıda asalet.. Sevgide şefkat vardır. Hoşgörüde hürmet.. Susmakta hikmet vardır. Dostlukta minnet.. Aşkta sadakat vardır!
  • Nasip; İstenen değil, hep verilen. Nasipse gelirmiş Çin'den Yemen'den...Nasip değilse; Senin olsa bile kayar gidermiş elinden.